Yabancı ek nedir, Yabancı ek ne demek

Teknik terim anlamı:

Bir dile yabancı bir dilden kelimesi ile birlikte geçmiş ve daha o dile malolmamış bulunan ek: Far. + âne: cahilâne “cahilce”, dostâne “dostça”, merdâne “mertçe”; + Far. +bi: biperva “pervasız, korkusuz”, bitap (<bitâb) “güçsüz”; Far. +dâr: kindâr “kinci”, pişdâr “öncü”, ziyadâr “ışıklı”, kıymetdâr “değerli”; Ar. +en: ferden “kişisel”, hukuken “hukuk bakımından”, ırken “ırkça”, gıyaben “gıyabında, yokluğunda”, Ar + i: Arabi “Arapça”, Farisi “Farsça”, bedeni “bedence”, kalbi “kalpten, içten”, Selçuki “Selçuklu”, leyli “yatılı”, nehari “gündüzlü”; Far. +kâr: azimkâr “azimli”, heveskâr “hevesli”, hürmetkâr “saygılı”, namuskâr “namuslu”; Far. +sitan: gülsitân > gülistân; Acemistân “Acem ülkesi”; Ar. +zi: zikıymet “kıymetli, değerli”, zinüfuz “nüfuzlu, sözü geçer, etkili”; Fr. +el: aktüel “güncel”, naturel “tabii, doğal”, entellektüel “aydın kimse”, Fr. -siyon (<-tion): izolâsyon “soyutlamak”, promosyon “özendirme, hediye”; Fr. -matik: dokunmatik, yıkamatik “yıkama makinesi” vb.

Yabancı ek kısaca anlamı, tanımı

Ek : Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış

 

Yaba : Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

Soyutlamak : Bir şeye soyutlama işlemini uygulamak. Bir kimseyi, durumu, düşünce vb.ni içinde bulunduğu toplum, durum veya düşünceden ayrı tutmak.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

İzolasyon : Yalıtım.

Soyutlama : Bir nesnenin özelliklerinden veya özellikleri arasındaki ilişkilerden herhangi birini tek başına ele alan zihinsel işlem, gerçeklikte ayrılamaz olanı düşüncede ayırma, tecrit, abstraksiyon.

Özendirme : Özendirmek durumu, işi, teşvik. Bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılmış olan çalışmalar, promosyon.

Gıyabında : Kendi yokken, arkasından.

Hürmetkar : Saygılı.

Promosyon : Özendirme.

 

Selçuklu : XI. yüzyılda Orta Asya'da devlet ve imparatorluk kuran, çoğunluğunu Oğuzların oluşturduğu bir soy. Bu soydan olan kimse. Konya iline bağlı ilçelerden biri. Bu soyun kurduğu, XI. yüzyıldan XIII. yüzyılın sonuna kadar egemen olmuş bir Türk devleti.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Gündüzlü : Okula gündüz giden, yatılı olmayan (öğrenci), yatısız, nehari.

Namuskar : Namuslu.

Cahilane : Cahilce.

Korkusuz : Korkusu olmayan, yürekli, gözü pek, pervasız. Korku vermeyen, tehlikesiz.

Kıymetli : Değerli.

Heveskar : Hevesli.

Diğer dillerde Yabancı dilde evirim anlamı nedir?

İngilizce'de Yabancı dilde evirim ne demek ? : foreign version