Yataklık nedir, Yataklık ne demek

Yataklık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Yataklık" ile ilgili cümleler

  • "Yataklığın etrafında bir şeyin dolaştığına, süründüğüne dikkat ettim." - H. Z. Uşaklıgil

Yerel Türkçe anlamı:

Yatak, yorgan konulan dolap.

Karyola.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Yatakyüzü. (-Eskişehir)

Fransızca'da Yataklık ne demek?:

litière

Osmanlıca Yataklık ne demek? Yataklık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

yataklık

Yataklık hakkında bilgiler

Yataklık, suça önceden ya da suç anında katılmaksızın, suç işlemiş kişiye bilerek barınacak yer gösterme, suç konusu bir eylemle elde edilmiş şeyleri bilerek kabul etme, saklama, satın alma ya da bu işlere aracılık etme.

Şuç oluşturan bir olayı saklamak amacıyla suçun eser ve delillerini yok etmek, değiştirmek ya da bozmak da yataklık kapsamına girer. Yataklık suçunun cezalandırılmasında, önceki suçun cezasının ağırlığı da göz önüne alınır.

Yataklık tanımı, anlamı:

Yataklık yapmak : Suçluları gizlice barındırmak, suçlulara yardım etmek.

Yataklı : Yataklı vagon. İçinde aktığı yer derin olan. Herhangi bir sayıda yatağı olan, yatak alabilen.

 

Yatak : Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça.

Yardım ve yataklık etmek : Yasa dışı eylemlerde bulunan kişileri barındırmak ve işledikleri suça destek olmak.

Yapma : Yapay. Yapmacık, sahici karşıtı. Yapmak işi.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı.

Tahta : Kara tahta. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Bu ağaçtan yapılmış.

 

Maden : Maden ocağı veya maden işletmesi. Metal. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Uyuşturucu, esrar, eroin. Bu mineralden yapılmış. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse.

Kerevet : Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir.

Karyola : Üzerine yatak konulup yatılan tahta veya metal ev eşyası.

Suçlu : Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim.

Katılmak : Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluk kesilmek. Hak vermek. Ortak olmak, benimsemek. Katma işi yapılmak. Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek.

Barındırma : Barındırmak işi.

Gizlice : Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak, zuladan.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Bağış, iane. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek.

Etme : Etmek işi.

Yataklık çıkması : Döl yatağı çıkması.

Yataklık materyali : Sığır yetiştiriciliğinde, sığırlarla durak zemini arasında yalıtım görevi gören kum ve saman gibi geleneksel veya yer kaplamaları ve hazır ticari altlıklar gibi yeni sistem metaryaller.

Yataklık yapmak : suçluları gizlice barındırmak, suçlulara yardım etmek. İlgili cümle: "“Bir kanlı katile yataklık yapmış gibi pişmanlık duyuyordu.”" P. Safa.

Diğer dillerde Yataklık anlamı nedir?

İngilizce'de Yataklık ne demek? : n. receiving

Fransızca'da Yataklık : alcôve [la]

Almanca'da Yataklık : n. Begünstigung, Beihilfe, Hehlerei

Rusça'da Yataklık : n. кровать (F), подстилка (F), укрывательство (N)