Yavuz iş nedir, Yavuz iş ne demek

Teknik terim anlamı:

Suç, günah, seyyie, seyyiat.

Yavuz iş anlamı, tanımı

İş : Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma. Bir değer yaratan emek. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev. Sanayi, ticaret, tarım, maliye ve benzerleri alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü. Kamu yararına yapılan işler. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. Ticari anlaşma, alışveriş. Herhangi bir maksatla kurulan düzen. Bazı deyimlerde “yarar, çıkar” anlamında kullanılan bir söz. Yapılan şey, davranış. Nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey. Emek, işçilik, ustalık. İşlem. Bir kimseye özgü olan görüş, anlayış. Yetenek. Etene, son. İç. İş. İş, durum, hâl. Eş. İç, ara. İş, husus, fiil, davranış, çalışma. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. Çalışma, emek. Yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. Meslek. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. amel. (work) Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek. (business, activity) Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler. (profession) Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. (job) Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke. Termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. Verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. [Bakınız: eş]. Eş, arkadaş. Denk, benzer. Hal, durum, vaziyet

 

Yavu : Yitik. Akılsız, sersem. Yabanıl, insana sokulmayan (insan, hayvan). Tembel, ağır davranışh. [Bakınız: yavı]. Çirkin. Yersiz, biçimsiz söz. Anlamsız konuşan, geveze. Yahu. [Bakınız: yava]. Antalya şehrinde, Kale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çorum şehrinde, İskilip ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kütahya şehri, Simav ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sivas kenti, Karayün bucağına bağlı bir bölge. Sivas şehrinde, Yavu nahiyesine bağlı bir yer.

Yavuz : Güçlü, çetin. İyi, gürbüz, güzel. Kötü, fena.

Yavuz işlü : Fesatçı, müfsit, kötü davranışlı.

Seyyiat : Kötülükler.

Seyyie : Kötülük. Yanlış veya kötü bir davranış sonucu karşılaşılan kötü durum.

Günah : Dinî bakımdan suç sayılan iş veya davranış, vebal. Kabahat, hafif suç. Acımaya yol açacak kötü davranış, yazık. Sorumluluk, vebal.

Güna : Yine.

Suç : Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış. Yasalara aykırı davranış, cürüm.

Diğer dillerde Yavruya bağlı güç doğum anlamı nedir?

İngilizce'de Yavruya bağlı güç doğum ne demek ? : fetal dystocia