Yavuz nedir, Yavuz ne demek

Yavuz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

Yerel Türkçe anlamı:

Sert, keskin, yabanıl.

Eliaçık.

Yiğit, mert.

Becerikli, çalışkan.

Isırgan (köpek için).

İyi, güzel, iyi huylu.

İyi, güzel, olağanüstü.

Diğer sözlük anlamları:

Fena, kötü.

Fenalık.

Sert, kızgın, keskin, güçlü, çetin, yaman, şiddetli.

Yavuz isminin anlamı, Yavuz ne demek:

Erkek ismi olarak; İyi, güzel. Mert, cesur. Becerikli, hamarat. Yumuşak huylu. Kötü, sert, keskin, güçlü, çetin.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Afyon ilinde, Emirdağ ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Rize ili, Ardeşen belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Yavuz hakkında bilgiler

Yavuz aşağıdaki iki anlama gelebilir.

Yavuz anlamı, tanımı:

Yavuz hırsız ev sahibini bastırır : Biri, suçunu zarar verdiği kimseye yüklediğinde söylenen bir söz.

Yavuzca : Yavuz bir biçimde.

Yavuzeli : Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri.

Yavuzlanma : Yavuzlanmak durumu.

Yavuzlanmak : Sertleşmek, çetinleşmek, kabadayılaşmak. Yavuz gibi olmak, yavuz durumuna gelmek.

Yavuzlaşma : Yavuzlaşmak işi.

Yavuzlaşmak : Yavuz duruma gelmek. Sertleşmek, kabadayılaşmak.

 

Yavuzluk : Yavuz olma durumu. Yavuzca davranış.

Yavaş atın tekmesi yavuz olur : "yumuşak huylu kimseler öfkelendiklerinde aşırı davranışlarda bulunurlar" anlamında kullanılan bir söz.

Güçlü : Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan. Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili.

Çetin : Amaçlanan duruma getirilmesi, elde edilmesi, çözümlenmesi, işlenmesi güç veya engeli çok olan, güç, zor, müşkül.

Gürbüz : Sağlam, güçlü ve iyi gelişmiş.

Anlama : Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme. Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf.

İyi : Bol, çok, aşırı. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Doğru olan. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan. Yerinde, uygun. Esen, sağlıklı. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı.

Güzel : Görgü kurallarına uygun olan. İyi, hoş. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Güzel kız veya kadın. Sakin, hoş (hava). Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Adamakıllı, şiddetli. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Pek iyi, doğru. Güzellik kraliçesi.

 

Kötü : Zararlı, tehlikeli. Korku, endişe veren. Aşırı, çok. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Kaba ve kırıcı.

Fena : Hoşa gitmeyen, rahatsız edici. Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan. İyi nitelikte olmayan, kötü. Üzücü. Ölümlülük. Çok. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse).

Yavuz adlu : Bednam.

Yavuz altınları : Osmanlı İmparatorluğu’nda 1513 ile 1517 yılları arasında basılan ve ağırlıkları 3.400 ile 3.508 gram arasında değişen altın sikkeler.

Yavuz baş : Dik kafa, hırçın, serkeş.

Yavuz dil : Nazar değmesine sebep olacak kötü söz.

Yavuz dil vermek : Acı sözler sözlemek.

Yavuz dirliklü : Geçimsiz, huysuz.

Yavuz dua : Beddua, ilenç.

Yavuz dua etmek : Beddua etmek, ilenmek.

Yavuz etmek : Fena iş yapmak, kötü harekette bulunmak.

Yavuz gönüllü : Kötü niyetli, bozuk vicdanlı.

Diğer dillerde Yavuz anlamı nedir?

İngilizce'de Yavuz ne demek? : stern, ferocious, grim, cruel; resolute, inflexible

Almanca'da Yavuz : energisch

Rusça'da Yavuz : adj. суровый, грозный, жестокий, отважный