Yavuzeli nedir, Yavuzeli ne demek

Yavuzeli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri

Yavuzeli hakkında bilgiler

Yavuzeli, eski adı ise Cingife olan Gaziantep ilinin bir ilçesidir.

Tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte bir rivayete göre burada bir Ceneviz Şehri olduğu ve Cingife adının buradan kaynaklandığı söylenmektedir. Yakın tarihte ise Osmanlı Sultanlarından Yavuz Sultan Selim 1517 yılında Mercidabık seferine giderken burada konaklar. Yerli halkın kendisine gösterdiği yakın ilgiden dolayı buraya "Yavuzun ili" adının verilmesini ister. Cingife adı 1958 yılında İlçe kurulması hakkında kanunla da Yavuzeli olarak değiştirilmiştir. İlçe Kuzeyde Araban, Doğuda Şanlıurfa İli, Kuzeybatıda Kahramanmaraş ili, Güneydoğuda Nizip, Güneyinde ise Merkez Şehitkamil İlçesi ile çevrili alanda yer alır. İlçemizin Doğusunda Şanlıurfa İli ile sınırlı Fırat Nehri ile belirlenmiştir. İlçemizin denizden yüksekliği 850 metre, İl Merkezine uzaklığı 38 km. Yüzölçümü ise 483 km²’dir. Nüfusun %31 ilçe merkezinde %69’u ise köylerde yaşamaktadır. İlçedeki nüfus yoğunluğu 51’dir.İlçenin temel geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olması, sanayinin olmaması nedeniyle, işsizlik sorunu yaşayan aileler Gaziantep il merkezine göç etmişlerdir. Başka şehirlerden ilçe merkezine yerleşmiş ailelerde az da olsa vardır. Rum Kalesi, Dolmen Mezarları ile tarihi yerler barıdırır. Karapınar Göl Gazinosu gib bir doğa harikası yine bu ilçededir.

 

Yavuzeli anlamı, tanımı:

Gaziantep : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Yavuz : Kötü, fena. Güçlü, çetin. İyi, gürbüz, güzel.

Tarih : Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim. Tarih kitabı. Tarih dersi. Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı.

Bilinme : Bilinmek işi.

Birlik : Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet.

 

Rivayet : Söylenti. Bir olay, bir haber veya sözü nakletme.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Bir şeyin çıktığı yer, menşe. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi.

Söylenmek : Sızlanmak, yakınmak. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek. Söyleme işi yapılmak. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek.

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Uzak olmadan. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan.

Bağlı : Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Kapatılmış olan, kapalı. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.