Yepinti nedir, Yepinti ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Koyu ve yağlı sütten kaynatılarak yapılan tatlı bulamaç.

Koyunun son sütü.

Süte ekmek doğranarak yapılan yiyecek.

Teknik terim anlamı:

Peynir suyundan yapılan yiyecek. (Gönenköy Isparta).

Kaynatılarak koyulaştırılmış süt. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç, Küçükkabaca Uluborlu Isparta).

Muhallebi. (Afşar Gelendost Isparta).

Helva. (Gücüllü Yalvaç Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).

Yepinti tanımı, anlamı

Koyulaştırılmış süt : Sütün suyunun düşük atmosferde ve düşük ısıda buharlaştırılmasıyla elde edilen, besleyici değeri yüksek süt ürünü, evapore süt, konsantre süt, buharlaştırılmış süt

Tatlı bulamaç : Tatlı un çorbası.

Şarkikaraağaç : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Küçükkabaca : Isparta şehri, Uluborlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Peynir suyu : Yağlı veya yağsız sütten peynir üretimi sırasında süzülen, pasta veya yoğurt üretiminde insan gıdası, süt ikame yemi veya silaj katkı maddesi olarak hayvan beslemede kullanılan, taze veya kurutularak değerlendirilen süt şekeri bakımından zengin ürün, peynir altı suyu.

Yukarıdinek : Isparta ilinde, Şarkikaraağaç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Muhallebi : Süt, şeker ve pirinç ununun kaynatılmasıyla yapılmış olan bir tatlı.

 

Gelendost : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Uluborlu : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bulamaç : Sulu, cıvık hamur. Karışık, oradan buradan toplanmış. Bu koyulukta yapılmış olan çeşitli hamur yemekleri.

Peynir : Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin.

Yalvaç : Peygamber. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Bulama : Bulamak işi. Genellikle üzüm şırasının kaynatılması ile yapılmış olan koyu pekmez.

Yukarı : Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı. Benzerleri arasında üstte bulunan. Yetkili kimse. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.

Sütten : Yaradılıştan, doğuştan.

Yağlı : Üzerinde ya da içinde yağı olan. Yağı çok olan. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan. Bol ve kolay kazanç sağlayan. Yağla yapılmış. Besili, semiz.

Şarki : Doğu'yla ilgili, Doğu'ya özgü olan.

Çarık : İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.

Diğer dillerde Yenisaray anlamı nedir?

Osmanlıca Yenisaray : saray-ı cedid