Yielded türkçesi Yielded nedir

  • Bel vermek.
  • Eğilmek (tahta vb).
  • Randıman.
  • Getiri.
  • Karşı koyamamak.
  • Kabul etmek (bir şeyin doğru olduğunu).
  • Vermek.
  • Uyum sağlamak.
  • Esnemek.
  • Yol vermek.
  • Verim.
  • Ürün vermek.
  • Sağlamak.
  • Teslim olmak.
  • Tahta vb eğilmek.
  • Yerini bırakmak.
  • Açığa vurmak.
  • Kazanç sağlamak.

Yielded ile ilgili cümleler

English: Those two experiments yielded similar results.
Turkish: Şu iki deney benzer sonuçlar vermiştir.

English: At last he yielded.
Turkish: Sonunda kabul etti.

Yielded ingilizcede ne demek, Yielded nerede nasıl kullanılır?

Yielded profits : Kar sağladı. Kazanç getirdi. Yarar üretti. Ürün verdi.

Yielded to the temptation : Ayartıldı. Baştan çıkarılmaya teslim oldu. Baştan çıkarıldı. Ayartmaya teslim oldu.

Yielder : Teslim olan. Kendini bırakan.

Yielders : Teslim olan. Kendini bırakan.

Yield a profit : Kar getirmek. Kar bırakmak. Kazanç getirmek.

Yield ground : Topraktan vazgeçmek. Bölgeyi teslim etmek. Bölgeyi terk etmek. Toprağı bırakmak.

Yield point : Akma sınırı. Bel verme noktası. Kalıcı değişim noktası. Zorlama - zorlanma eğrisi üzerinde özdegin zorlama etkisiyle kendini bıraktığı nokta. Akış noktası. Akma noktası. Esneme sınırı. Koyuverme noktası. Kopma noktası. Esneklik sınırı.

Yield per hectare : Hektar verimi. Uluslararası birimle "hektar başına kental" olarak tarladan elde edilen ürün. Verim. Hektar randımanı.

 

Yield per share : Hisse başına verim. Bir hisse senedinin belli bir dönem sonunda şirketin dağıttığı net kar payı ile senedin dönem başı fiyatıyla dönem sonundaki fiyatı arasındaki farkın toplamından oluşan getirisi. Hisse başına getiri.

Yield a secret : Sırrı açığa vurmak.

İngilizce Yielded Türkçe anlamı, Yielded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yielded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry interest : Faiz getirmek. Faiz kazanmak.

Bear : Çekmek. Uymak. Yönelmek. Vurguncu. Uygun olmak. Dayanmak. Kin gütmek. Beslemek. Katlanmak. Getirmek.

Deliveries : Konuşma. Teslim etme. Tevziat. Teslim. Doğurma. Devretme. Teslimler. Doğum. Dağıtma.

Capitulate : Silahları bırakmak. Anlaşmak. Taviz vermek. Taahhüt etmek. Teslim şartlarını kararlaştırmak.

Assigns : Saptamak. Tahsis etmek. Devredilen. Belirlemek. Atamak. Devretmek. Göreve seçmek. Bağlamak. Feragat edilen.

Give somebody the wall : Yol göstermek. Aşağılamak. Küçük düşürmek.

Supply : Karşılamak. Temin etmek. Sağlama jüyesi. Mevcut. Besleme. Sunum. Bir elektronik aygıtın çalışması için gerekli gerilim ve akımları oluşturan elektrik düzeni. bu düzenin sağladığı elektrik akımı ve gerilimler. Satıcıların belirli bir dönemde piyasada değişik fiyatlardan satmaya razı olduğu mal, hizmet ya da üretim faktörü miktarı.

Furnish : Dekorasyon yapmak. Mobilya döşemek. Tedarik etmek. Donatmak. Teçhiz etmek. Tefriş etmek. Döşemek. Sunmak.

Feats : Beceriklilik. Beceri. Yiğitlik. Başarı. Üstün başarı. Ustalık. Kahramanlık.

 

Bring forth : Meydana getirmek. Hasıl etmek. Sebep olmak. Getirmek. Doğurmak. Neden olmak.

Yielded synonyms : discloses, allows, sprang, assure, give the push, dismiss, outputs, assort with, carried, proceeds, capacities, give oneself up, makes, yawn, sags, succumb, capitulated, capitulates, gaped, crank, give place to, cater, divulged, ascribe, produce, bulges, crop, allow for, accommodates, make way, affords, affording, reap a profit.

Yielded zıt anlamlı kelimeler, Yielded kelime anlamı

Take : (sınava) girmek. Yakalamak. Tutulan balık miktarı. Tepki. Ele almak. Çevirim eylemi. Reaksiyon. Götürmek. Almak. Çekim.

Stay : Kalış. Oyalanmak. Geçiştirmek. Durdurmak. Germek. Bırakmamak. Önlemek. ...olarak kalmak. Kalma. Sürdürüp tamamlamak.