Yields türkçesi Yields nedir
- Ürün vermek.
- Esnemek.
- Vermek.
- Uyum sağlamak.
- Yerini bırakmak.
- Karşı koyamamak.
- Eğilmek (tahta vb).
- Sağlamak.
- Yol vermek.
- Açığa vurmak.
Yields ile ilgili cümleler
English: The investment now yields him 6%.
Turkish: Yatırım şimdi ona % 6 kazanç sağlıyor.
English: We had extremely good yields this year.
Turkish: Bu yıl son derece iyi verimimiz vardı.
Yields ingilizcede ne demek, Yields nerede nasıl kullanılır?
Yield a profit : Kazanç getirmek. Kar getirmek. Kar bırakmak.
Yield a secret : Sırrı açığa vurmak.
Yield as net profit : Net kar olarak ödemek.
Yield benefits : Fayda sağlamak. Kazanç getirmek. Ürün vermek. Yarar göstermek. Kullanışlı bir sonuç doğurmak.
Yield curve : Getiri eğrisi. Ürün eğrisi. Randıman eğrisi. Verim eğrisi. Bir taşınır değerin getirisi ile vadesi dolana kadar geçen dönem arasındaki ilişkinin grafiksel gösterimi.
Yield point : Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Koyuverme noktası. Esneme sınırı. Bel verme noktası. Esneklik sınırı. Kopma noktası. Zorlama - zorlanma eğrisi üzerinde özdegin zorlama etkisiyle kendini bıraktığı nokta. Akma dayanımı. Akış noktası. Akma noktası.
Yield strength : Akma dayanımı. Akma mukavemeti. Sünme dayanımı. Akma dayancı. Bir maddenin baskı ve gerginlik arasında standart parçadan belirli bir sapma (genellikle %0.2) gösterdiği baskı (mekanik). Akma dayanıklığı.
Yield index : Portföydeki taşınır değerlerin başarımlarını göstermek için taşınır değerlerin fiyatlarındaki değişimlerin yanı sıra ödenen kar paylarını da dikkate alarak hesaplanan dizin. Getiri dizini.
Yield strain : Akma uzaması. Akma gerinimi.
Yield precedence to : Öncelik tanımak.
İngilizce Yields Türkçe anlamı, Yields eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Yields ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Allowing : İndirim yapmak. Fikrinde olmak. İtiraf etmek. Kabul etmek. Göz önüne almak. Düşünmek. İzin verilen. Bırakmak. İzin vermek.
Made way for : Yol açmak.
Give the right of way : Geçiş önceliği vermek.
Allow : Hesaba katmak. İndirim yapmak. Hoş görmek. İmkan vermek. Koyvermek. Göz önüne almak. Kabul etmek. Saymak. Düşünmek.
Administer : Uygulamak. Müdürlük etmek. Yönetmek. Vermek (ilaç, ceza vb). İdare etmek. İcra etmek. Tedvir etmek. Hizmet etmek.
Bare : Boş. Tamtakır. Süssüz. Açılmak. Çıkarmak. Gözle görülür hale getirmek. Çıplak. Açık. Yalın.
Adapt oneself to : Kendini adam etmek. Kendini bir ortama vb adapte etmek. Ayak uydurmak. Kendini alıştırmak. Kendine çeki düzen vermek. Kendini yenilemek.
Make way for : Yol açmak.
Give : İtiraf etmek. Yapıvermek. Düzenlemek. Doğruluğunu kabullenmek. Esneklik. Ödemek. Uçlanmak. Bulaştırmak.
Yielded : Teslim olmak. Getiri. Randıman.
Yields synonyms : grain field, piece of ground, piece of land, disclose, succumbs, carry, accommodate oneself, gape, affording, make way, betraying, ascribe, give place to, curtilage, give ground, blabbed, paddy field, grant, yield, blab, allows, gives, bulges, accorded, disclosed, accord with, adapt, grainfield, give the push, assuring, acclimatizing, adapts, given way.
Yields zıt anlamlı kelimeler, Yields kelime anlamı
Take : Kabul etme (vücut). (sınava) girmek. Etkili olmak. Tutulan balık miktarı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutma. Yakalamak. Kabul edilmek. Ele almak. Avalanan hayvan miktarı.
Stay : Bırakmamak. Dayanmak. Alıkoymak. Bastırmak (açlığı). Germek. Erteleme. Beklemek. Sabitlemek. Önlemek. Geciktirmek.

Bu kısımda Yields kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Yields ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Yields anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Yields ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.