Yodels türkçesi Yodels nedir

  • Tril.
  • Trilli şarkı söylemek.

Yodels ile ilgili cümleler

English: Mary yodels.
Turkish: Meryem yodel tarzı şarkı söyler.

Yodels ingilizcede ne demek, Yodels nerede nasıl kullanılır?

Yodel : Sesinin perdesini sık sık değiştirerek şarkı söylemek. Trilli şarkı söylemek. Tril.

Yodeled : Trilli şarkı söylemek.

Yodeler : Trilli şarkı söyleyen kimse. Rahatsız edici sesler çıkartan kimse. Çok tiz falseto şarkısı söyleyen kimse. Çok tiz perdeden isviçre ve tirol dağlılarının şarkılarını söyleyen kimse.

Yodelers : Çok tiz perdeden isviçre ve tirol dağlılarının şarkılarını söyleyen kimse. Çok tiz falseto şarkısı söyleyen kimse. Rahatsız edici sesler çıkartan kimse. Trilli şarkı söyleyen kimse.

Yodeling : Tirol tarzında şarkı söyleme. Trilli şarkı söylemek.

Pyoderma : Piyodermi. İrinli deri. Deri irinlenmesi. Piyoderma. İrinli. Piyoderm. Piyodermit. Derinin irinli nitelikteki herhangi bir enfeksiyonu, piyodermatitis, piyodermatozis. püstül, akne ve furunküloz gibi deri lezyonları piyoderma başlığı içinde ele alınır.

Yodelling : Trilli şarkı söylemek. Tirol tarzında şarkı söyleme.

Pyodermatitis : Piyodermatit. Piyoderma. Piyodermatitis.

Contagious porcine pyoderma : Süt emen domuz eniklerinin yüz ve boyun bölgesinde irinli kabarcıklarla belirgin deri lezyonu. strepokok ve stafilakok türleri tarafından oluşturulur, domuzların birbirini ısırması sonucu bulaştırılır. Domuzların bulaşıcı pyoderması.

 

Yodelled : Trilli şarkı söylemek.

İngilizce Yodels Türkçe anlamı, Yodels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yodels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Restoration : Restorasyon. Yeniden kurma. Bir filmin, içeriksel ya da fiziksel-kimyasal yönlerden uğradığı değişiklikleri gidermek amacıyla yapılan çalışma. Yeniden tahta geçme. Bir kentteki değerli çağbilimsel ve yapıtasarcılık yapıtlarıyla anıtları, özgün biçimlerini ve niteliklerini bozmaksızın onarma. İade. Geri verme. Öz onarım. Bir şeyin asıl şeklini gösteren model. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Example : Örnek. Kip. Ders. Misal. Mesala. İbret. Numune. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça.

Quavered : Tril yapmak. Sesi titretme. Titreterek söylemek. Sesini titretmek. Titremek (ses). Ses titremesi. Titremek. Titreme. Titrek sesle şarkı söylemek veya konuşmak. Sekizlik nota.

Simulation : Danışıklık. Muvazaa. Danışık. Temessül. Doğabilimsel bir yapının özelliklerini ve uzbilimsel davranışını başka ibir yapı ile gösterme. Tasarlama örgütlerinde kentin gelişmesini belirleyen etkenleri, belli varsayımlar altında, yapay olarak çevrime sokarak, kentlerin geleceğine ilişkin kestirimler yapmak ve varılan sonuçları gerçek kentsel yaşama uygulamaya çalışmak. 2--bu yöntemi kullanarak yapılan kentbilim öğretimi. Simülasyon. Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik alanlarında kullanılır. Kendini hasta gösterme. Benzeme.

 

Pacesetter : Öncü. Kalp atışlarını düzenleyen aygıt. Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün. Alanında öncü. Lider. Alanında lider. Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi.

Yodeling : Tirol tarzında şarkı söyleme.

Globe : Fanus. Dünya. Yerküreyi simgeleyen model. Lambayı korumaya, ışığını yaymaya, dağıtmaya ya da ışığının rengini değiştirmeye yarayan, saydam ya da yayıcı maddeden yapılmış kılıf. Küre. Gezegen. Top. Yuvarlak. Yuvar.

Planetarium : Gök olaylarını, yıldızların, güneş, ay ve gezegenlerin konumlarını devinmelerini küresel bir kubbe içinde izdüşürücülerle gösteren yapı. Yıldızlık. Planetaryum. Gökevi.

Prodigy : Dahi. Mucize. Harika. Deha. Olağanüstü şey.

Yodels synonyms : good example, yodelled, yodeled, trill, pattern, quavers, pacemaker, yodelling, representation, exemplar, beauty, ideal, figure, quaver, beaut, mock up, yodel, roughcast.

Yodels zıt anlamlı kelimeler, Yodels kelime anlamı

Unworthy : Değmez. Yakışmaz. Değimsiz. Layık olmayan. Hak etmeyen. Alçakça. Değersiz. Aşağılık. Uygunsuz.