Yol azmak nedir, Yol azmak ne demek
Teknik terim anlamı:
Yolunu şaşırmak, doğru yoldan sapmak, yanlış yola gitmek.
Yol azmak tanımı, anlamı
Azmak : Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
Yol : Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız.
Doğru yol : Her türlü kötülükten uzak olan tutum, hak yolu.
Şaşırmak : Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, içinden çıkamamak. Herhangi bir durum karşısında şaşkınlık duymak, hayret etmek. Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek.
Şaşırma : Şaşırmak işi.
Yanlış : Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan. Hatalı bir biçimde. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı.
Sapmak : Yön değiştirmek. Önceden belirlenmiş, tespit edilmiş görüş, düşünüş, amaç veya davranıştan ayrılmak. Doğruluktan ayrılmak.
Gitmek : Bir yere doğru yönelmek. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Herhangi bir durumda olmak. Ölmek. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Dayanmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Çıkmak, ulaşmak. Götürülmek, gönderilmek. Makine, işlemek, çalışmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Sürmek, devam etmek. Geçmek. Yürümek, yol almak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Yakışmak, yaraşmak. Satılmak. Yapmak. Başvurmak, yapmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Tüketilmek, harcanmak. Yok olmak, elden çıkmak.
Gitme : Gitmek işi.
Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
Yanlı : Yandaş.
Sapma : Sapmak işi. Bir ışının saydam bir biçmeden geçtikten sonra giriş doğrultusu arasında oluşturduğu açı. Bazı kelimelerin kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu: Ben-ge bene yerine bana, sen-ge sene yerine sana olması gibi. Serbest bir mıknatıslı iğnenin denge konumundayken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı.
Yola : Gelenek, örf, âdet.
Şaşı : Birbirine paralel görme ekseni olmayan (göz veya kimse). Gözlerini çarpıtarak.
Diğer dillerde Yol ağı anlamı nedir?
İngilizce'de Yol ağı ne demek ? : road system


Bu kısımda Yol azmak nedir? Yol azmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yol azmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yol azmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.