Selüloz asetat nedir, Selüloz asetat ne demek

Selüloz asetat; Kimya, Sinema alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Kimya'da terim anlamı:

Yaklaşık 60-97 °C arasında yumuşayan ve 260 °C’de eriyen selülozun asetik asit esteri olan beyaz pulcuklar veya toz halinde, termoplastik bir reçine.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Asit anhidritlerin selülozu etkimesinden elde edilen ester; asetat tabanın temel özdeği.

Selüloz asetat tanımı, anlamı

Asetat : Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam

Selüloz : Bitkilerde hücre yapısının büyük bir bölümünü oluşturan kâğıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrat (C6H10O5).

Selüloz asetat butirat esteri : Saflandırılmış selulozun asetik asit ve butirik asit ve bu asitlerin anhidritleri karışımları ile muameleri sonucunda oluşan seluloz esteri,su adsorpsiyonu az olan, beyaz, palet veya tanecikler halinde termoplastik bir reçine.

Asetat taban : Isıya dayanıklı olduğundan, parlayan selüloz nitrat taban yerine kullanılan selüloz asetatlı taban.

Termoplastik : Isıtılınca parçalanmadan yumuşayan ve kalıplanabilen, soğutulduğunda ise sertleşen doğal mumlar, reçineler ,naylon, polietilen ve polistiren gibi organik çözücülerde çözünen plastik maddeler.

Asetik asit : Sirkeye tadını ve özelliklerinden birçoğunu veren asit, sirke ruhu.

 

Termoplast : Sıcakta biçim verilmeye elverişli, soğukta oldukça sert olan, kalıplandıktan sonra biçim değiştirmeyen yapı malzemesi.

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

Anhidrit : Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat.

Reçine : Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi, ağaç sakızı. Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde.

Etkime : Etkimek işi, tesir.

Pulcuk : Küçük pul.

Asetik : Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan.

Termo : Isı anlamını veren ön ek.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Taban : Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.

 

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Ester : Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde.

Diğer dillerde Selüloz asetat anlamı nedir?

İngilizce'de Selüloz asetat ne demek ? : cellulose acetate, acetyl-cellulose