Çalık nedir, Çalık ne demek

Çalık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Çarpık.
  • Yüzünde çıban veya yara yeri olan.
  • Yan yan giden.
  • Koyunlarda çiçek hastalığı.
  • Çalgın.
  • Verev kesilmiş.
  • Adı defterden silinmiş.
  • Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan
  • Çıban yeri.

"Çalık" ile ilgili cümle

  • "Kumaşın bir yanı çalık."
  • "Çalık at."
  • "Aklı çalık. Rengi çalık."
  • "Ağzı burnu çalık."

Yerel Türkçe anlamı:

Aceleci, sabırsız.

Lavabo, banyo.

Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek.

Anası babası belli olmayan.

Olmamış meyve.

Hırsız.

1.bk. cakka.

Toprak altında yetişen, gövdesi yumru, kalın kabuklu bir çeşit bitki.

Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin.

Çarpık, yamuk.

Bakır kaplarda oksitlenme.

Kırpık kumaş.

Kötürüm, inmeli, sakat.

Deli, delimsi.

Aceleci.

Başörtüsü

Sıska, kuvvetsiz.

Biçimsiz.

Serseri.

Kaba, patavatsız.

Bir tarafı yontulmuş ağaç.

Kadının aşermesi (hakkında).

Yara, çıban izi.

Kırlarda biten, yumru kökü yenilen kırmızı çiçek açan bir bitki.

Oynak, ahlâksız.

Renksiz, kansız (kimse).

Tarih'teki anlamı:

Yeniçeri ocağından kovulan kimse.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Kadın fesleri üzerine bağlanan tülbent. (Yenikent *Aksaray - Niğde)

Diğer sözlük anlamları:

 

Kesik.

(Yüzünde) yara izi bulunan.

Delilikten kalan eser

[Bakınız: çalık at]

Delice hareket eden, haşarı.

Fransızca'da Çalık ne demek?:

possédé, illuminé, ée

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Elâzığ kenti, Keban ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Gümüşhane ili, Kale bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Çalık hakkında bilgiler

Osmanlı Devlet teşkilatında Yeniçeri Ocağı'ndan çeşitli sebeplerle atılarak kayıtları silinenlere verilen addır. Daha sonraları bunlar için "Kaydı terkin olmuş" deyimi kullanılmıştır. Ancak hataları affedilip yeniden ocağa alınanlar için yapılmış olan işleme de "çalık tashihi" denilmiştir. Yeniçeri Ocağı'nda çalık tashihi işlemleri sebebiyle, ocak ileri gelenleri tarafından pek çok yolsuzluklar yapılmıştır

Çalık kısaca anlamı, tanımı:

Çalık kavak : Dalları sepetçilikte kullanılan bir tür kavak, sepetçi kavağı.

Bakır çalığı : Yeşile çalan mavi renk. Bakır tuzları ile zehirli duruma gelmiş. Bu renkte olan.

Çarpı : Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.

Verev : Bir köşeden karşı köşeye doğru kesilmiş, katlanmış veya konulmuş olan.

Doğal : Katıksız, saf. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Doğada olan, doğada bulunan. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel.

Uzak : Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Yakın olmayan yer. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Arada çok zaman bulunan. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan.

 

Defter : Vergi, gelir ve nüfus bilgilerinin kayıtlarının tutulduğu resmî belge. Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları.

Çıban : Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi.

Koyun : Göğüsle giysi arası. Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Koruyucu, şefkatli çevre.

Osmanlı : Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan. XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları.

Çarpık : Kötü. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan.

Adı : Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.

Yan : Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet. Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri. İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan. Futbol veya hentbolda, topun, alanın yan çizgileri dışına çıkması, taç. Yer. Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil. Üst. Bir tarafa yönelerek. İkinci derece olan. Tali. Birlikte, beraberinde olma.

Çiçek : İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse.

Çalgın : Kötürüm, inmeli, sakat. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık. Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin.

Çalık at : Çok sıçrayan, rahat durmayan (at)

Çalık seğirtmek : Delice sıçrayarak koşmak

Çalık yürümek : Delice çırpınarak yürümek

Çalıkağıl : Bingöl şehrinde, Yayladere ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Çalıkakıcı : Yolkesiciliğe özenen.

Çalıkap : Diken vb. şeyleri tutmaya yarayan çatallı ağaç.

Çalıkaridesi : (zooloji)

Çalıkaya : Elâzığ şehrinde, Karakoçan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Çalıkbey : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Sağlığı yerinde olmayan bey.

Çalıkçalmak : Aşermek.

Diğer dillerde Çalık anlamı nedir?

Almanca'da Çalık : adj. verbogen, verkrümmt, gekrümmt, schief, krumm, verrückt, wahnsinnig, störrisch, launisch, halsstarrig

Rusça'da Çalık : adj. искривленный, ненормальный, норовистый, шрам: со шрамом