Çamurlaşmak nedir, Çamurlaşmak ne demek

"Çamurlaşmak" ile ilgili cümleler

  • "Erimeye başlayan ve gittikçe çamurlaşan karlara bastıkça ayakları kayıyordu." - A. Gündüz

Yerel Türkçe anlamı:

Bir şeyde israr etmek.

Çamurlaşmak tanımı, anlamı:

Çamur : Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç. Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme. Gelmiş olan. Gelmek işi.

Sataşma : Sataşmak işi.

Kavga : Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş. Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa.

Çıkarma : Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh. Çıkarmak işi, emisyon.

 

Başlamak : Etkisini göstermek. Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.

Terbiyesizleşmek : Terbiyesizce davranışlarda bulunmak, edepsizleşmek.

Gelmek : İzlemek, takip etmek. Belli bir süre dolmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Kazanılmak, sağlanılmak. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Getirmek. Düşmek, rast gelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Başlamak, ortaya çıkmak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. İsabet etmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Biriyle birlikte gitmek. Ulaşmak, varmak. Çıkmak, yönelmek. Görünmek, sanılmak. Sonuç çıkmak. Oturmaya, ziyarete gitmek. Kadar olmak. Olmak, -e uğramak. Türemek. Uymak. Uygun düşmek. Ortaya çıkmak, doğmak. Belli bir zamana ulaşmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Akmak. Mal olmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Dayanmak, tahammül etmek. Katılmak, eklenmek. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Herhangi bir sırada bulunmak.

Diğer dillerde Çamurlaşmak anlamı nedir?

İngilizce'de Çamurlaşmak ne demek? : to turn into mud; to get importunate, to get aggressive