Çapari nedir, Çapari ne demek

Çapari; kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Beden, köstek ve iğne bölümlerinden meydana gelen, her bir iğneye hindi, horoz, kaz, martı, tavuk, ördek vb. kuşların kanat, kuyruk tüyleri takılan çok iğneli bir tür olta takımı

"Çapari" ile ilgili cümle

  • "Çocukluktan çıkmadığınız için dikkatiniz çapari gibidir." - A. Kutlu

Yerel Türkçe anlamı:

Bir çeşit olta, çok iğneli olta.

Yetmiş, seksen kancalı olta

Çapari tanımı, anlamı:

Çapar : Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Postacı, ulak. Akşın. Çiçek bozuğu yüz.

Çapa : Çapalama işi. Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı.

Beden : Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Giysilerde ölçü. Kale duvarı. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde.

Köstek : Engel. Saat, kılıç, anahtar vb.nin ucuna takılan zincir. Balık iğnesini oltaya bağlayan, bir iki karış uzunluğunda kıl veya misina parçası. Koşulan atların tepmesini önlemek için kuskun kayışına eklenen kayış.

İğne : Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Oltanın ucundaki küçük çengel. Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Bazı araçların ucu sivri parçaları. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Dokunaklı söz.

 

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Çağ, devir.

Meydan : Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Alan, saha. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Fırsat, imkân veya vakit.

Hindi : Aptal, şaşkın. Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü, mısırtavuğu (Meleagris gallopavo).

Horoz : Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı. Kabadayı erkek. Kapı zembereğinin mandalı. Ateşli silahlarda çakmak taşına veya merminin kapsülüne vurmaya yarayan metal parça.

Çapari oltası : Birden fazla balığı yakalamak için bir beden üzerine çok sayıda tüylü veya tüysüz olta iğnesi takılan ve genellikle hareketli olarak kullanılan olta çeşidi.