Çerçeve içi nedir, Çerçeve içi ne demek
Çerçeve içi; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Bir alıcı merceğinin görüş alanı içinde kalan, dolayısıyla görüntü çerçevesine giren herhangi bir nesne ya da varlığın durumu. Çerçeve dışı'nın karşıtı.
Çerçeve içi tanımı, anlamı
İçi : Bir memleketin saygı duyulanı, ileri geleni. İçin
Çerçeve : Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.
Alıcı merceği : Alıcılarda, aktarılacak konunun görüntüsünü alıcı içinde gerekli yere düşüren mercek.
Çerçeve dışı : Bir alıcı merceğinin görüş alanı dışında kalan, dolayısıyla görüntü çerçevesine girmeyen herhangi bir nesne ya da varlığın durumu. Çerçeve içi'nin karşıtı.
Görüş alanı : Bir ırakgörürün içine alabildiği gökyüzü parçası; başka deyimle, bir bakışta gökyüzünde görebildiği alan. Bir alıcı merceğinin kapsadığı alan. Alıcının görüş açısının kapsadığı alan.
Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.
Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.
Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.
İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
Alanı : Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Alıcı : Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.
Görün : Mezar, mezarlık.
Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Diğer dillerde Çerçeve içi anlamı nedir?
İngilizce'de Çerçeve içi ne demek ? : in frame, in vision

Bu kısımda Çerçeve içi nedir? Çerçeve içi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çerçeve içi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çerçeve içi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.