Öndün nedir, Öndün ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Önce, ilkönce.

Ödünç.

Önden giden, öncü.

Peşin : Veresiye vermiyor, öndün verdim aldım.

[Bakınız: öndüç].

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: öndin].

Öndün anlamı, kısaca tanımı

Öndünç : Ödünç. Haberci. Başta olan

Öndünden : İlkönce, önceden.

Öndünki : Evvelki, önceki.

Öndünrecük : Biraz önde, azacık önde.

Öndünrek : Daha önce.

Veresiye : Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı. Özensiz, gönülsüz, önem vermeden.

Veresi : Veresiye.

Öndin : Önce, ilkönce. İlk kez, önce. Önce, ilkönce, önceden, önden, daha evvel. Avans.

Ödünç : İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey).

Önden : Önce, ilkönce. (Resim, Heykel) Önyüzü bakana dönük (duruş). Ay. bk. yarıyandan, yandan.

Giden : Çevre, etraf, taraf: Şu gidenlere kurt inmiş. Geçen: Giden ay. İçel ilinde, Çamlıyayla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Öndüç : Ödünç. Başta yürüyen. Haberci, muştucu.

Peşin : Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı. Daha önce, önceden. Çalışmadan verilen (ücret, aylık). Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.

 

Verdi : Bir borudan bir saniyede geçen suyun miktarı. Bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

Peşi : Arkası.

Önde : Orada : Kalem önde.

Gide : Koyunları kovalama ünlemi.

Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.

Öncü : Önden gelen, önde olan, artçı karşıtı. Önde gidip haber ulaştıran kimse. Önder, kılavuz. Yürüyüşte kolun ilerisinden giden kıta, pişdar, artçı karşıtı. Bir sanat ve düşünce akımını, çağına göre yeni bir görüşü başlatan kimse veya eser, müjdeci, avangart.

Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

Diğer dillerde Öndövmeç anlamı nedir?

İngilizce'de Öndövmeç ne demek ? : cogging press