Örü nedir, Örü ne demek

  • Örme işi
  • Tarlalarda sele karşı taştan yapılmış set.
  • Yama olarak yapılmış olan örgü.
  • Otlak.

Yerel Türkçe anlamı:

Avlanılacak yer, avlak.

[Bakınız: örüm]

Kenetlenmiş, birbirine girmiş.

Başıboş gezen hayvan sürüsü (at, eşek ve benzeri).

Tarlalarda sele karşı taştan yapılmış set.

Duvar.

Dizi.

Dik, düşey.

Davarların gece otlatılması.

Gece, geç zaman karın doyurma.

[Bakınız: örek]

Alıcı.

Sürünün gece otlaması.

Başıboş at sürüsü.

Ağıl.

Otlak.

Ağaçların yapraklarında havanın etkisiyle oluşan, arıların çok sevdiği yapışkan sıvı.

Ayakta durma : Örüde kaldık.

[Bakınız: örük]

Mısır, soğan ve benzeri yiyeceklerin saplarını örerek yapılmış olan hevenk.

Saç örgüsü.

Yün, iplik eğirme aracı, kirmen.

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Bilişimsel dilbilim ve bilgi erişimde, doğal dil sözdiziminin bir yazı oluşturacak biçimde, biçim, anlatış ve noktalama imleriyle kullanıldığı, bir uzunluk kısıtlaması öngörülmeksizin, gereken boyda damga dizgisi.

Diğer sözlük anlamları:

Yükseklik, irtifa.

Kalkık, dik.

Otlak, yaylım, mer'a.

Yama olarak yapılmış olan örgü.

Bilimsel terim anlamı:

Bir yapıtın, bir yazının kendisi, aslı. (Buna göre çıkmalar, açıklamalar, özetlemeler, eleştiriler metin dışında kalır.)

İngilizce'de Örü ne demek? Örü ingilizcesi nedir?:

 

text

Osmanlıca Örü ne demek? Örü Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

şebeke, metin

Örü anlamı, tanımı:

Besi örü : Tohum çimlenirken yeni çıkan bitkiyi beslemeye yarayan ve embriyonun çevresine yayılmış bulunan besleyici maddelerin bütünü.

Örme : Örmek işi. Örülerek yapılan.

Yama : Bu iş için kullanılan parça. Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. Deride geniş leke.

Örgü : Örülerek yapılan, örme. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Örme işi veya biçimi. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış. Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi. Örülmüş saç bölüğü, belik. Yapı. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum.

Otlak : Hayvan otlatılan yer, salmalık, yaylak, mera.

Örü balçığı : Dıvar örerken kullanılan çamur, harç.

Örü başlangıç damgası : Bildiri başlığını bitirmek üzere kullanılan ve örünün önüne gelen gönderim güdüm damgası.

Örü durmak : Ayağa kalkmak, ayakta durmak.

Örü durugelmek : Birdenbire ayağa kalkmak.

Örü kalkmak : Ayağa kalkmak : Oturma örü kalk! Ayağa kalkmak.

Örü sonu damgası : Bir örüyü bitirmek üzere kullanılan bir gönderim güdüm damgası.

Örü turuşmak : Birlikte ayağa kalkmak.