Ötektik alaşım nedir, Ötektik alaşım ne demek

Ötektik alaşım; Kimya, Metalürji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Kimya'da terim anlamı:

İki metalin en düşük erime noktasına sahip karışımını oluşturacak oranlarda bulunduğu alaşım.

Metalürji'deki terim anlamı:

Ötektik bileşimli alaşım.

Ötektik alaşım kısaca anlamı, tanımı

Alaş : Siyahla beyaz karışık renk, siyahlı beyazlı. Sıcak su. Pis su. Büyük ve siyahlı beyazlı bostan köpeği. Yeşil başlı erkek ördek. Kula at. [Bakınız: ala]. İkiyüzlü, ara bozucu. Obur, çok yiyen. Köpekleri uyarmada kullanılan bir çağrı

Ötek : Korkak. Çok öten kuş. Çok öten, çok ses çıkaran : Ötek araba. [Bakınız: ötân]. Geyik. Sürekli su çıkan yer.

Ötektik : [Bakınız: ötektik noktası]. Ötektik tepkimeli.

Alaşım : Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.

Ötektik bileşim : Ötektik noktasındaki bileşim.

Erime noktası : Bir katının sıvılaştığı sıcaklık derecesi. Belli basınçta, özdeğin katı ve sıvı evrelerinin devingen dengede bulundukları ve donma noktasıyla özdeş olan sıcaklık. Sabit dış basınç altında saf bir katı maddenin sıvı hali ile dengede bulunduğu sıcaklık. Normal erime noktası tanımında dış basınç 1 atm olarak kabul edilir. Saf maddelerin erime noktaları ile donma noktaları aynı sıcaklıktır. Bir atmosfer basınç altında, bir metalin, katısı ile sıvısının denge durumunda bulunduğu değişmez sıcaklık. Katı bir maddenin sıvı duruma geçtiği sıcaklık derecesi. Katı bir maddenin sıvı duruma geçtiği sıcaklık derecesi olup yağların sertlik derecelerini belirlemede kullanılan bir terim.

 

Bileşimli : Yapay.

Bileşim : Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.

Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.

Oranla : Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

 

Erime : Erimek işi.

Düşük : Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Erim : Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil. Muştu.

Diğer dillerde Ötektik alaşım anlamı nedir?

İngilizce'de Ötektik alaşım ne demek ? : eutectic alloy