Özdeşleme ilingesi nedir, Özdeşleme ilingesi ne demek

Özdeşleme ilingesi; Matematik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Matematik'te terim anlamı:

X ilingesel uzayı ile örtep işlevine göre, Y kümesi üzerinde oluşan sonal ilinge. Örnek. Klein şişesi, Möbius şeridi.

Özdeşleme ilingesi tanımı, anlamı

İlinge : Geometride olduğu gibi, katı biçimlerin değil, esneyip sündürülen biçimlerin özelliklerini, değişmezlerini, kimyada da kesin bağ uzaklıklı, açık özdecik biçimleri yerine, yalnız hangi öğeciklerin hangilerine bağlı oldukları üzerinde duran temel matematiksel dal. Verilen bir X kümesi için X in altkümelerinden oluşan aşağıdaki koşullan gerçekleyen £ kümesi : a) £ nin her altkümesinin bileşimi £ nin içindedir, b) £ nin her sonlu altkümesinin kesişimi £ nin içindedir, Anlamdaş. ilingesel yapı. bk. ilingebilgisi

Özdeş : Her türlü nitelik bakımından eşit olan, ayırt edilmeyecek kadar benzer olan, aynı. Bir ve aynı olan, bir ve aynı anlama gelen. Kendinde özdeşlik bulunan, identik.

Özdeşleme : Özdeşlemek işi.

İlingesel uzay : Üzerinde bir ilingesel yapı bulunan küme.

Klein şişesi : Bir dikdörtgenel bölgenin karşılıklı iki kıyısından birisinin eş yönde, öteki ikisinin ters yönde özdeşleşmesiyle oluşan ilingesel uzay. bk. özdeşleşme ilingesi.

 

Sonal ilinge : . Anlamdaş. tümevarımsal ilinge.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Möbius : 1790-1868. August Ferdinant Möbius, geometri, topoloji, sayılar teorisi, istatistik ve astronomi dallarında çalışmış bir Alman matematikçisi.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

İşlev : Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.

Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

Kümes : Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer. Ufak ev.

Sona : Suna, bir cins dişi ördek. Sonra. Sonra (bk. sonra, sora sunra). Suna; bir cins su kuşu. Sonra, bk. sonna, sora, soyna, soyra. Sonra, karşılığı soa, sora. Sonra, bk. sôna, sorâ, sôra, sôre.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Şeri : İslam hukukuyla ilgili.

Küme : Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

 

Şişe : İçerisine sıvı konulan, cam veya plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap. Bu kabın aldığı miktarda olan. Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu. Tavan tahtaları arasındaki açıklığı kapatmak için uzunluğuna çakılan çıta.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Uzay : Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.

Diğer dillerde Özdeşleme ilingesi anlamı nedir?

İngilizce'de Özdeşleme ilingesi ne demek ? : identification topology