Özgürlükçü demokrasi nedir, Özgürlükçü demokrasi ne demek

Özgürlükçü demokrasi anlamı, tanımı:

Özgürlükçü : Özgürlük yanlısı olan.

Özgürlük : Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî.

Özgür : Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Tutuklu olmayan, hür. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Başkasının kölesi olmayan, hür.

Demokrasi : Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlık.

Birey : İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert. Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık.

 

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı.

Saygı : Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Yasak : Yapılmaması istenmiş olan, yok, memnu, haram. Bir işin yapılmasına karşı olan yasal veya yasa dışı engel, memnuiyet.

Koyma : Koymak işi.