In actuality türkçesi In actuality nedir

In actuality ingilizcede ne demek, In actuality nerede nasıl kullanılır?

In : İç. Çok moda olan. İçeriye. De. Mevsimi gelmiş. Halinde. Tutulan. Gelmiş olan. Dahili. İçinde.

Actuality : Eylemsellik. Aktüalite. Hakiki vaziyet. Güncellik. Gerçeklik. Gerçek durum. Hakikat. Gerçek.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor bir durumda. Zor durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda.

In a bad light : Kötü bir ışıkta. Kötü bir ışıklı. Kötü bir yolla. Negatif bir yolla.

In a bad mood : Aksiliği üzerinde. Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üstünde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Can sıkıcı bir ruh halinde.

In a bad temper : Sinirli. Öfkesi burnunda. Kızgınca. Kızgın. Öfkeli. Öfkeli olarak. Sinirli olarak. Burnundan soluyan.

İngilizce In actuality Türkçe anlamı, In actuality eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In actuality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In actual fact : İşin doğrusu. Gerçekte.

Surely : Güvenlice. Kesinlikle. Mutlaka. Umarım. Eminim. Emin olarak. Herhalde. Şüphesiz. Elbette.

Truthful : İçten. Doğrusözlü. Doğrucu. Doğru sözlü. Gerçeğe uygun. Doğru. Samimi. Dürüst. Hakikate uygun. Gerçek.

In point of fact : Aslını sorarsan. Gerçekte. Aslını ararsan. Aslında. Aslına bakıldığında. Gerçek şu ki. Aslına bakarsanız. Şu bir gerçek ki.

 

For real : Cidden. Sahiden. Gerçek. Harbiden.

Honestly : Dürüstçe. Mertçe. Hilesizce. Dürüst olarak. Aslında. Doğrusu. Valla. Samimiyetle. Sahiden.

Actual : Güncel. Asli. Eylemli. Mevcut. Fiili. Asıl. Aktüel. Hakiki. Şimdiki. Eylemsel.

In fact : Aslına bakılırsa. Doğrusu. Oysa. Aslında. Gerçekte. Hatta. Bilfiil. Adeta.

Quite : Tamamen. Oldukça. Tam. Bütünüyle. Asude. Pek. Bayağı. Epeyce. İyice.

In actuality synonyms : by my troth, truly, for good and all, genuinely, in effect, sure enough, actuals, actually, bona fide, practically, as a matter of fact, in truth, indeed, really, forsooth.