In conjunction with türkçesi In conjunction with nedir

  • [#müşterek Müştereken].
  • İle beraber veya birlikte.
  • -a bağlı bir şekilde.
  • İle beraber.
  • -a bitişik bir şekilde.
  • -a ilişik bir şekilde.
  • Bağlantılı olarak.
  • Bir arada.
  • Bununla bağlantılı olarak.
  • İle bir arada.
  • İle bağlantılı olarak.
  • İle birlikte.

In conjunction with ile ilgili cümleler

English: A more plausible proposal is the one Leech presented in conjunction with Emmet's theory.
Turkish: Emmet'in teorisi ile bağlantılı olarak Leech'in sunduğu teklif en makulüdür.

English: Bribes are something that arises in conjunction with power organizations.
Turkish: Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.

In conjunction with ingilizcede ne demek, In conjunction with nerede nasıl kullanılır?

In : Olarak. Dahili. Halinde. İç. İktidardaki. İçine. İçeriye. De. İçinde. İçeri.

Conjunction : Birleşme. Birbirine birleştirilmiş. Birlik. Bağlaç. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Konjonksiyon. Rastlantı. Birlikte. Tesadüf. Birleşim.

With : Beraberinde. İle beraber. Canlı. Birlikte. İle. -e karşın. Sayesinde. Yanına. -lı. Nedeniyle.

Conjunction with : İle birlikte.

İngilizce In conjunction with Türkçe anlamı, In conjunction with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In conjunction with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

In company : Arkadaş olarak. Arkadaşlarla birlikte. Başkalarıyla birlikte. Dostlarla birlikte. Birlikte.

Concomitantly : Eşlik eden bir şekilde. Dolaysıyla. Birlikte. Aynı zamanda. Beraberinde.

In one basket : Tek sepette. Bir yerde. Hepsi birlikte bir arada.

With : Canlı. -lı. Birlikte. -e karşın. Nedeniyle. İle ilgili. Yanına. Beraber. Beraberinde. Li.

At one breath : Tek nefeste. Bir nefeste. Aniden.

Along with : Kenarında. Birlikte. İleri. Burada. - ile birlikte. Oraya. İleriye. Boyunca.

Correlatively : Benzer şekilde. Korelatif bir şekilde. Karşılıklı olarak.

Shared : Müşterek. Bölünmüş. Ortak. Paylaştırılmış. Müşterek olarak sahip olunmuş (iki veya daha fazla insan, vb. tarafından). Ortaklaşa. Birlikte. Paylaşımlı. Paylaşılmış.

Although : Bile olsa. Her ne kadar. Gerçi. Halde. Olduğu halde. Rağmen. Olmakla beraber. -dığı halde. -e karşın.

In conjunction with synonyms : be allied to, as well as, as soon as, in company of, jointly, in company with, engagedly, associated with, in common, on top of, conjunction with, in terms of, attendantly, in common with, conjointly, accompanied by, all together, in connection with this, together with, in connection with.