In rem türkçesi In rem nedir

In rem ile ilgili cümleler

English: Ali is in remission.
Turkish: Ali düzeliyor.

In rem ingilizcede ne demek, In rem nerede nasıl kullanılır?

In : Halinde. Olarak. İçine. İktidardaki. İçinde. Dahili. Da. Tutulan. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş.

Rem : Doz eşdeğerinin eski birimi. yeni birim: sievert(sv) 1 rem = 10¯² j.kg¯¹. Hızlı göz hareketi. Biyoloji, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rüya esnasında gözlerin yuvasında hızlıca hareket ettiği uyku devresi. Radyasyonun dokularda yaptığı biyolojik hasarın ifadesinde kullanılan radyasyon ölçü birimi. Rem. Bir radlık yüksek voltaj x ışınlarının insan dokusuna verdiği kadar zarar vermeye yeterli radyasyon miktarı ölçüsü.

Keep in remembrance : Unutmamak.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor durumda. Zor bir durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda.

In a bad light : Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıklı. Kötü bir yolla.

In a bad mood : Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üstünde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Aksiliği üzerinde.

İngilizce In rem Türkçe anlamı, In rem eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In rem ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Identically : Aynen. Tamamen aynı şekilde. Benzer biçimde. Aynı şekilde. Özdeş olarak.

Image : Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eş. Görüntü. Resim. Hayal. Benzetme. Gerçekle ilişkisi olmadığı halde insanın zihninde tasarlayıp canlandırdığı şey. ortada açık bir uyaran olmadan, eski bir duyusal-algısal yaşantının zihinde yeniden canlanan biçimi. İmgeleştirmek. Yansıtmak. Irakgörürlerin göz merceğine ya da fotoğraf plağı üzerine düşen yıldız resmi.

In kind : Ayın nevinden. Para dışındaki tüm maddi şeyler. Aynı cinsten. Mal olarak. Para dışında varlık olarak. Aynen. Ayın olarak. Ayni.

Like : Hoşuna gitmek. Beğeni duymak. Hazzetmek. Olası. Rağbet etmek. İstemek. -in özelliği. Dilemek. Sevmek.

Idem : Aynı yazar.

Facsimile : Bir yapıtın fotoğraf ya da başka araçlarla tıpkısının basılması. Aynısı. Kopyalama. Kopyalamak. Aynı basım. Tıpkısı. Tıpkı basım. Suret.

All of a piece : Tıpkı. Aynı tür. Tıpatıp.

Just like : Tıpkı.

Identical : Farksız. Bitkisel yeniliğin varlığı için, ortaya çıkan yeni bitkinin hep aynı sonucu verebilmesi. Özdeşlik. Eş. Özdeş. Bir. Her türlü nitelik bakımından oluşan bir eşitlik. İdentikal. Birbiriyle aynı. Birbirinin aynısı.

For all the world as if : -mış gibi. Tıpkı.

In rem synonyms : facsimiles, alike, all one, identic, doublet.