In the extreme türkçesi In the extreme nedir
- Ziyadesiyle.
- Çok.
- Aşırı derecede.
- Son derece.
In the extreme ile ilgili cümleler
English: The town is located in the extreme north of Japan.
Turkish: Kasaba Japonya'nın en uç kuzeyindedir.
In the extreme ingilizcede ne demek, In the extreme nerede nasıl kullanılır?
In : Da. Olarak. İçine. De. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. İç. Dahili. İçeri. İçinde.
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Extreme : Uçdeğer. Uç noktada. Kesin. Kenar. Olağanüstü. Çıkmaz. Son. En uç. Şiddetli.
In the abstract : Kavram olarak. Genel olarak. Kuramsal olarak. Teoride. Nazari olarak.
In the act : Eylemde. Eylem halinde. Cinsel ilişki sırasında. Çalışır halde. Suçüstü. İşbaşında.
In the back : Arkadan.
In the ascendant : Hüküm süren. Egemen olan. Yıldızı parlayan. Egemenliği artan. Etkin olan. Gücü artan. Etkinliği artan.
In the aggregate : Hep birlikte. Bir bütün olarak. Toplam olarak.
In the altogether : Tamamen çıplak. Anadan üryan. Anadan doğma çıplak. Dımdızlak. Çırılçıplak. Çıplak. Anadan doğma.
In the affirmative : Olumlu olarak. Onaylayarak.
İngilizce In the extreme Türkçe anlamı, In the extreme eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In the extreme ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Frightfully : İğrenç bir biçimde. Korkunç bir şekilde. Korkunç şekilde.
A good deal : Hayli. Bir çok. Hatırı sayılır miktarda. İyi iş. Birçok. Pek çok. Bir hayli. Büyük miktarda. Oldukça çok.
Gigantically : Cüsseli bir şekilde. Kocaman bir şekilde. Dev gibi. Devasa bir şekilde.
Affluents : Varlıklı. Gönençli. Bol. Gürül gürül akan. Refah içinde. Irmak ayağı. Bir nehrin ayağı. Hali vakti yerinde. Zengin.
Exorbitant : Haddi aşan. Kazık. Çok fazla. Had safhada. Aşırı. Sınırı aşan. Aşırı yüksek. Fahiş. Fahiş (fiyat).
Deeply : Derin bir biçimde. Derinden. İçten. Derinliğine. Derin bir şekilde. Derinlemesine. Derin derin.
Extremely : Fazlasıyla. Aşırı miktarda. Yoğun ölçüde. Aşırı boyutta. Aşırı. Feci. Gayetle.
Enormously : Çok büyük. Hudutsuz. Ölçülemez. Sınırsız. Pek çok. Çokça.
A whale of : Çok büyük.
Arrant : Adı çıkmış. Kötü şöhretli. Kötü şöhret sahibi. Katıksız. Çok kötü.
In the extreme synonyms : desperately, not half, awfully, affluent, heavily, direr, eminently, exceedingly, astronomically, catastrophically, heartily, beyond measure, with a vengeance, critically, abundant, direful, abounding, a lot, acres and acres, cruelly, excessively, largely, colossally, fervently, darned, a raft of, a world of, by far, dire, all fired, not a little, almighty, direst.

Bu kısımda In the extreme kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In the extreme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In the extreme anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In the extreme ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.