In the family way türkçesi In the family way nedir

In the family way ingilizcede ne demek, In the family way nerede nasıl kullanılır?

In : Tutulan. İçeri doğru yönelen. İktidardaki. İçinde. İçine. Gelmiş olan. Halinde. De. Dahili. Da.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Family : Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler vb. arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği. Soy. Sülale. Hamile. Akraba. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği birlik anlamında kulandan bir terim. canidae: köpekgiller familyası gibi. Ev halkı. Küme. Şecere. Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında benzer cinslerin bir araya gelmesiyle oluşan kategori, familya.

Way : Yol. Uzakta. Uzak mesafede. Huy. Yöntem. Tarz. Yapılış şekli. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. Durum. Bakım.

All in the family : Aile içinde. Çok iyi bilinen bir abd televizyon dizisi. Aile arasında (gizli vb).

In the abstract : Nazari olarak. Kavram olarak. Kuramsal olarak. Teoride. Genel olarak.

 

In the act : İşbaşında. Suçüstü. Cinsel ilişki sırasında. Çalışır halde. Eylem halinde. Eylemde.

Be in the family way : Aile oluşturma yolunda olmak. Çocuklu olmak. Hamile olmak. Aile yolunda olmak.

In the act of : Halde. Halinde.

İngilizce In the family way Türkçe anlamı, In the family way eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the family way ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unloaded : Boş. Doldurulmamış. Yükü boşaltılmış. Yüklenmedi. Boşaltmış. Yükten arındırılmış. Yüksüz.

Burdened : Yüklenmiş. Yüklemek. Tahmil edilmiş. Sırtına yüklemek.

Weighty : Hatırı sayılır. Sıkıntılı. Okkalı. Ehemmiyetli. Endişeli. Nüfuzlu. Ciddi. Önemli. Ağır.

Fraughts : Hileli kullanım. Rahatsız edici. Dolu. Endişe verici. Endişeli.

Parturient : Parturyen. Doğurmak üzere olan. Doğuran.

Laded : Gemiye yüklemek. Yüklemek. Yüklenmiş.

Family : Sülale. Çocuklar. Ev. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ev halkı. Soy. Küme. Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler vb. arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği. Aile.

In the family way synonyms : big with child, with child, big with, gravid, expecting, expectant, enceinte, heaviest, installed, impregnated, heavier, fecundated, encumbered, pregnant, in pod, fraughting, preggers, gestational, gone, laden, ladens, fraught, blind drunk, loaded, charged, with young, up the spout.