Incrementing türkçesi Incrementing nedir

Incrementing ingilizcede ne demek, Incrementing nerede nasıl kullanılır?

Increment register : Artım yazmacı.

Increment value : Değer artışı. Artan değer.

Increment value tax : Değer artış vergisi. Değer artışı vergisi.

Auto increment : Otomatik artır. Otomatik artış.

Equal increment : Eşit artış. Bir ölçekte, ölçeği oluşturan birim ya da konumsal özelliklerin eşit ya da eşitlenebilir uzaklıklarda artma özelliği. Eşit artım.

Incremental value : Artık değer. İyesinin hiçbir katkısı, emeği olmaksızın, kamunun etkinlikleri sonucunda bir toprak parçasının ya da taşınmazın değerindeki artış.

Incremental : Artan. Genişleme ile ilgili. Bir artma veya ilave durumu ile ilgili. Artağan. Marjinal. Kar ile ilgili. Kademeli. Çoğalan. Artan maliyet. Artımlı.

Incremental representation : Artımsal gösterim. Artımlı gösterim.

Incremental change : Artış değeri.

Incremental backup : Değişenlerin yedeklenmesi. Değişenlerin yedeği. Sadece son yedeklemeden sonra değişen dosyaların yedeklenmesi. Artımsal yedekleme. Artımlı yedekleme.

İngilizce Incrementing Türkçe anlamı, Incrementing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incrementing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Accessioning : Katılım. Yeni alınan eşya veya kitap vb (koleksiyona). Tahta çıkma. Dermede yer alması uygun görülen her türlü gereci, satın alma, bağış ya da değişim gibi yollarla kitaplığa kazandırma. Ulaşma. Sağlama. Göreve gelme. Çogalma.

Accession : Ulaşma. Katılım. Katılma. Göreve gelme. Yeni alınan eşya veya kitap vb (koleksiyona). Ek. Erişme. Tahta çıkma. Çoğalma.

Enlargements : Büyüme. Büyültme. Genişletme. Büyütme. Yayılma. Çoğalma. Agrandisman. Genişleme.

Improvement : Sağlıklaştırma. İyileşme. Bir bulgunun eksik olan ve kullanılmasını engelleyen bir niteliğini giderme ya da daha iyi kullanılabilir duruma getirme. Düzelme. Salah. Gelişme. Verimli hale getirme. Gelişim.

Earnings : Kar. Hasılat. Karlar. Ücret. Maaş.

Increase : Artmak. Yükselmek. Çoğalmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Arttırmak. Eder artırımı. Artırmak. Çoğaltmak.

Income : Bütçe. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Varidat. Vücuda giren gıda. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rant. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. Kar. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi).

 

Advantageousness : Yardımseverlik. Karlılık. Yarar. İşe yarar şey.

Broadenings : Çoğalma. Genişletme. Büyüme. Genişleyerek. Enlenme. Genişleme. Genişleyen.

Exorbitance : Fahişlik. Haddini aşma. Aşırılık. İfrat. İleri gitme.

Incrementing synonyms : buildup, climbing, boosting, excess, earning, enlargement, gainings, increment, means, raise, economising, buildups, raising, more, avails, fulsomeness, extension, increments, de trop, amplifications, capital, receipts, raises, emoluments, accessions, accruement, accrual, rise, benefit, emolument, crescendo, augmentation, excesses.