Inductive türkçesi Inductive nedir

  • İlkel.
  • Endüktif.
  • Tümevarımsal.

Inductive ingilizcede ne demek, Inductive nerede nasıl kullanılır?

Inductive behaviour : Tümevarımsal davranış.

Inductive circuit : Endüktif devre.

Inductive limit : Tümevarımsal limit. Tümevarımsal sınır.

Inductive load : Endüktif yük.

Inductive logic : Endüktif mantık. Tümevarımlı mantık.

Inductive method : Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Tümevarımcı yöntem. Tek bir durumun ayrıntılarından genel bir durum hakkında sonuç çıkarımı yapılan felsefe metodu. Tümevarım yöntemi. Öğretimde örneklerden, sorunlardan, olaylardan ve özel durumlardan başlayarak genel sonuçlara, kurallara ya da kanılara varma yolu. özel durumlardan genel bir sonuca erişmek için yapılan, usavurmaya dayanan bir çalışma, araştırma ve tartışma yöntemi. Tümevarımlı yöntem. İndüksiyon metodu. Bir iktisadi olguyu özelden genele doğru inceleme yöntemi.

Inductively : Tümevarımlı usa vurma aracılığıyla. Elektrik veya manyetik indüksiyon aracılığıyla (elektrik).

Inductive sciences : Tümevarımcı bilimler. Bk. varımlı bilimler.

Inductive reasoning : Tümevarımlı usa vurma. Tümevarımsal akıl yürütme. Tümevarımlı usavurma.

Autoinductive coupling : Otoendüktif kuplaj.

İngilizce Inductive Türkçe anlamı, Inductive eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Inductive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Archaeo : Arkeolojiye ait veya ilgili. Eski.

Synthetic : Yapay. Çekimli (dilbilgisi terimi). Doğal kaynaklardan doğrudan sağlanmamış, daha yalın yapılı bileşiklerden kimi tepkimelerle türetilmiş olan (özdek). Sentez yoluyla yapılan. Suni. Bireşik. Yanaşık. Bireşimli. Sentetik deterjanlar.

Elementary : Basit. Başlangıç. Doğa güçleri ile ilgili. İlk. Asıl. Elemanter. Öğesel. Öz. Kolay.

Crude : İşlenmemiş. Acemi. Baştan savma. Yavan. Eksik. İnceliksiz. Çiğ. Cırlak (renk).

A posteriori : Doğmasına neden olan. Emrivaki. Sonuçtan yola çıkarak sebebi bulma. Artçıl. Hadiseden sonra. Nedenini etkileyen. Bilinen sebeplerden kaynaklanan. Sonsal. Endüksiyon kullanılan.

Primaeval : Kadim. Dünyanın en eski çağlarına özgü. Tarihöncesi çağlara ait.

Nonliterate : Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum.

Embryonic : Embriyona ait. Embriyonla ilgili. Embriyon (ile ilgili). Embriyonik. Gelişmemiş. Kuruluş safhasında olan.

Elemental : Başlıca. Ana. Saf. Doğa güçleri ile ilgili. Dizginsiz. Frenlenmemiş. Doğadaki güçlere özgü. Doğanın gücüyle ilgili. Esas.

Native : Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Natif. Doğal, doğuştan, basit, yerli. Doğal. Yerli. Kendi doğal alanında bulunma. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan.

 

Inductive synonyms : beneath criticism, cruder, synthetical, barbarious, crudest, preliterate, aboriginal, elementals.

Inductive zıt anlamlı kelimeler, Inductive kelime anlamı

Deductive : Sonuç çıkarılabilir. Tümdengelimli. Çıkarsamaya ait. Çıkarsama ile ilgili. Anlaşılabilir. Tümdengelim. Didaktif. Çıkarımsal.

A priori : Hiç bir gözlem ve deneye dayanmayan. deney öncesi. Fizik, kimya olaylarını denemsel yollarla değil, ana ilke ve yasalardan, kesin matematiksel tümdengelimlerle bulmaya ilişkin. Olay öncesi duruma dayalı analiz. Önsel. Olaydan önce. Muhtemel. A priyori. Eğitim, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bilimsel düşünüşe aykırı olarak, deneyden önce ve ondan bağımsız olarak elde edildiği ve başlangıçtan beri bilinçte var olduğu savlanan bilginin bu niteliği. Deneyden önce.

Analytic : Tahlili. Analitik. Analiz ile ilgili. Çözümsel. Çözümleyici. Analiz yapan yöntem. Çözümlemeli.

Inductive antonyms : noncausative.

Inductive ingilizce tanımı, definition of Inductive

Inductive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Leading or drawing. Usually followed by to. Persuasive. Tempting.