Infuriate türkçesi Infuriate nedir
- Deli etmek.
- Çileden çıkarmak.
- Kudurtmak.
- Kızdırmak.
- İfrit etmek.
- Çıldırtmak.
- Zıvanadan çıkmak.
- Çok öfkelendirmek.
- Gazaba getirmek.
- Öfkelendirmek.
- Patlatmak.
Infuriate ile ilgili cümleler
English: Tom's behavior infuriated me.
Turkish: Tom'un davranışı beni çileden çıkardı.
English: His overbearing manner infuriates me.
Turkish: Onun küstah tavrı beni kızdırıyor.
English: The way Ali behaves infuriates me.
Turkish: Ali davranış şekli beni öfkelendiriyor.
English: He was infuriated with what she said.
Turkish: Onun söylediği onu çileden çıkardı.
English: He was infuriated by what she said.
Turkish: Onun söylediğiyle çileden çıkarıldı.
Infuriate ingilizcede ne demek, Infuriate nerede nasıl kullanılır?
Infuriated : Kızgın. Kızmış. Çılgına çevrilmiş. Kızdırılmış. Öfkeli.
Infuriates : İfrit etmek. Zıvanadan çıkmak. Çok öfkelendirmek. Kudurtmak. Çıldırtmak. Çileden çıkarmak. Öfkelendirmek. Patlatmak. Kızdırmak. Deli etmek.
Infuriating : Kızgın. Çileden çıkaran. Sinir bozucu. Rahatsız edici. Kızdıran. Çıldırtan.
Infuriatingly : Kızdırarak. Çılgına çevirerek. Öfkelendirerek. Kızgınlaştırarak.
Infuriation : Kızdırma. Kızgınlaştırma. Öfkelendirme. Çılgına çevirme.
İngilizce Infuriate Türkçe anlamı, Infuriate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Infuriate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Frenzy : Coşkunluk. Taşkınlık. Delilik. Cinnet. Öfke. Kudurma. Çılgın bir hal. Çılgınlık.
Enraging : Kızdırma. Kızdıran.
Ensorcels : Meftun etmek. Teshir etmek. Hayran etmek. Cezbetmek. Kendinden geçirmek. Büyülemek. Büyü yapmak. Aklını başından almak.
Blasts : Havaya uçurmak. Bas bas bağırmak. Kavurmak (bitki). Bangır bangır çalmak. Lanet etmek. Beddua etmek. Yıkmak.
Detonated : Patlamak. İnfilak etmek.
Antagonising : Önlemek (ayrıca antagonize). Düşman etmek. Karşı çıkmak. Aleyhine çevirmek. Husumete sebep olmak. Karşı koymak. Düşmanlığa sebep olmak. Kışkırtmak. Husumeti tahrik etmek.
Hack off : Küplere bindirmek. Sinirden kudurtmak. Birisini sıkmak. Sinirlerini ayağa kaldırmak. Birini çok kızdırmak. Gıcık etmek.
Busted : Tutuklanan. Tutuklamak. Tartışmak. Vurmak. Rütbe indirmek. Becerememek. Bozulmak. Kırılmış. Sona ermek. İflas ettirmek.
Ensorcel : Büyü yapmak. Teshir etmek. Cezbetmek. Aklını başından almak. Meftun etmek. Hayran etmek. Büyülemek. Kendinden geçirmek.
Infuriate synonyms : lash into a fury, madden, go on the rampage, outrage, rub up the wrong way, detonate, blow up, enchants, drive somebody to distraction, frenzying, outrages, burst, exacerbates, drive somebody nuts, incense, exacerbate, crazes, drive crazy, drive nuts, impassioning, busts, aggravates, burn, exasperates, get mad, maddens, annoy, narking, deranging, antagonises, aggravate, enchant, buggering.
Infuriate ingilizce tanımı, definition of Infuriate
Infuriate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Infuriated. Furiously angry. To enrage. To exasperate. Raging. Enraged. To render furious.

Bu kısımda Infuriate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Infuriate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Infuriate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Infuriate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.