Inholder türkçesi Inholder nedir

  • Oturan.
  • Mukim.
  • İkamet eden.
  • Yaşayan.

Inholder ingilizcede ne demek, Inholder nerede nasıl kullanılır?

Inhold : İçinde barındırmak.

Inholding : İçinde barındırmak. Bir yerde yaşayan bir kimsenin sahip olduğu özel toprak.

Pinhole : İğneucu benek. İğnenin girdiği delik. Delik. Gaz delikciği. Pim deliği. Gözenek. İğne deliği. İğne ile açılmış delik. Küçük delik.

Pinholes : İğneucu benek. İğne deliği. İğnenin girdiği delik. Gaz delikciği. Küçük delik. Gözenek. İğne ile açılmış delik. Delik. Pim deliği.

Inhomogeneities : Homojensizlik. Türdeşsizlik. Benzer veya aynı şekilde olmama durumu. Ayrışıklık. Homojen olmama. Homojen olmama durumu.

Einhorn tube : Tek boynuzlu tüp. Genellikle fermantasyon deneyinde kullanılan bir tüp çeşidi, einhorn tüpü. Einhorn tüpü.

Inhomogeneous : Homojen olmayan. Tek türde olmayan. Aynı olmayan. Türdeş olmayan. Benzer olmayan.

Inhouse : Teksas eyaletinde şehir. Kurumiçi.

Inhospitable : Konuk sevmez. Misafir kabul etmez. Konukseverlik göstermeyen. Misafirperver olmayan. Yaşanması zor olan (yer veya iklim). Soğuk.

Inhospitably : Soğuk bir şekilde. Düşmanca.

İngilizce Inholder Türkçe anlamı, Inholder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inholder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Inhabitants : Sakin. Belde halkı. Oturan kimse. Nüfus. Ahali. Yerli.

Cigarette holder : Sigara ağızlığı. Ağızlık. Emzik.

Occupant : (bir yerde) sakin. Oturan kimse. Oturman. Bir yerde oturan kimse. Yatan kimse (yatakta). Bir konutta ya da bir yerleşim yerinde oturan, orada yerleşmiş olan kimse. Sakin. Kiracı. İşgal eden.

Tholepin : Kürek ıskarmozu.

Quickest : Atik. Çabuk. Sıcak (ocak). Hazır. Süratli. Hayat dolu. Keskin. En hızlı. Canlı.

Bearer : Hamil. Bitki. Taşıyıcı. Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi. Meyve veren ağaç. Tabut taşıyan kimse. Getiren. Hamiline. Taşıyan.

Peg : Mandallamak. Ağaç çivi ile çakmak. Ağaç çiviyle çivilemek. Kanca. Belirlemek. Saptamak. Çivilemek. Sabit tutmak (fiyat veya ücret vb'ni). Dondurmak (ücret veya fiyat). Kazık çakarak sabitlemek.

Candle holder : Şamdan. Mumluk.

Shacker : İkamet eden kimse. Sakin. Yaşayan kimse. Oturan kimse. Yerleşimci.

Inholder synonyms : holding device, habitator, occupier, inmate, candlestick, dweller, lived, keyboard, dwellers, occupiers, inhabiter, occupants, in the land of the living, oarlock, zarf, situated, residents, rowlock, living, in existence, vital, dwelling, inhabitant, above ground, alive, thole, sedentary, residing, habitant, commorant, pin, going, capitalist.

Inholder zıt anlamlı kelimeler, Inholder kelime anlamı

Attach : Yüklenmek. Eklemek. İlişkin kılmak. Yapıştırmak. İliştirmek. Bitiştirmek. Tutturmak. El koymak. Ekleme yapmak. Bağlamak.

Unready : Ağırkanlı. Çabuk davranmayan. Hazırlıksız. Hazır olmayan. Hazır değil.

Inholder ingilizce tanımı, definition of Inholder

Inholder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An inhabitant.