Insistent türkçesi Insistent nedir

Insistent ile ilgili cümleler

English: You're too insistent.
Turkish: Çok ısrarcısın.

English: Certain circles keep saying the same thing insistently.
Turkish: Bazı çevreler aynı şeyi ısrarla söyleyip duruyorlar.

English: He was very insistent.
Turkish: O çok ısrarcıydı.

English: Ali was quite insistent.
Turkish: Ali oldukça ısrarlıydı.

English: Ali was very insistent.
Turkish: Ali çok ısrarcıydı.

Insistent ingilizcede ne demek, Insistent nerede nasıl kullanılır?

Insistently : Bıkıp usanmadan. Bıkmadan usanmadan. Israrla. Üzerinde durarak. Aceleyle. Israrcı bir şekilde. Vurgulayarak. İvedilikle. Derhal. Peşini bırakmadan.

Overinsistent : Çok ısrarlı. İnatçı. Öne çıkmaya çalışan. Aşırı ısrar edici.

Overinsistently : Aşırı ısrar edici bir şekilde. Fazlasıyla ısrarcı bir biçimde. İnatla.

Insistence : Kararlılık. Israr. Üsteleme. Israrlılık. Ayak direme. Bir gözlemcinin bilgi vermekten kaçınan ya da çekinen yanıtlayıcıların direncini aşabilmek üzere yanıt almada direnmesi. Diretme.

Insistency : Kararlılık. Israr. Direnme durumu. Ayak direme. Peşini bırakmama durumu. Zorlama. Israrcı olma durumu.

 

Insistingly : Bıkıp usanmadan. Israrcı bir şekilde. Peşini bırakmadan. Derhal. Aceleyle. İvedilikle. Üzerinde durarak. Vurgulayarak.

Insist : İddia etmek. Diretmek. Tutturmak. Asılmak. Kararlı olmak. Üzerinde durmak. Israr etmek. Dayatmak. Ayak diremek. Direnmek.

Insist on : -da ısrar etmek. Diretmek. Israr etmek. -de ayak diremek. -de ısrar etmek. Direnmek. -da ayak diremek. Dayatmak. -da diretmek. Ayak diremek.

Insists : Ayak diremek. Asılmak. Kararlı olmak. Üstelemek. Israr etmek. Üzerinde durmak. İddia etmek. Dayatmak. Tutturmak. Direnmek.

Overinsistence : Zorlayıcılık. Aşırı diretme. İnatçılık. Aşırı ısrar.

İngilizce Insistent Türkçe anlamı, Insistent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insistent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Constant : Daimi. Sadık. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değişmez. Sabit, değişmez. Dursayı. Vefalı. Metin. Durgan. Bir denklem, fiziksel yasa vb. bulunup, değeri değişmeyen sayı ya da simge.

Steadfast : Kararlı. Dönmez. Sabit. Sebatlı. Sadık. Muhkem. Sarsılmaz. Değişmez. Değişmeyen.

Sotted : Ayyaş olmak. Sarhoş. Ayyaş.

Inflictive : Neden olma veya üretme meyilinde olan (acı sorun kayıp vs). Dayatma eğiliminde olan. Zorlama eğiliminde olan. Zarara neden olan.

Instants : Esna. Anlık. Şimdiki. An. İvedi. Lahza. Hemen olan. Dakika.

Casualty department : Acil servis bölümü. İlkyardım. Acil servis departmanı. Yaralı koğuşu. Acil servis.

Compulsory : Zorunlu. Yükümlü. Zorlama. Mecburi. Cebri.

Clamant : Yapışkan. Gürültülü.

Abiding : Sabit. Ebedi. Kalıcı. Baki. Muhkem. Değişmez. Daimi. Sonsuz. Bitmez tükenmez.

 

Emphatic : Etkili. Vurgulanmış. Katı. Güçlü. Frapan. Vurgulu. Vurgulanarak söylenen. Göze çarpan. Önemli.

Insistent synonyms : obstinate, crying, continuant, all the time, stubborn, consistently, continually, dogged, pertinacious, cantankerous, burning, lentous, exerting pressure, direful, compulsives, bullet head, pressings, imposing, extorsive, inexorable, high pressure, ceaselessly, incompressible, compulsive, importunate, instant, baulky, bull headed, requiring, assiduous, insisting, urgent, self assertive.

Insistent zıt anlamlı kelimeler, Insistent kelime anlamı

Sporadic : Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Dağınık. Seyrek. Sporadik. Ara sıra görülen.

Beseeching : Rica eden. Yalvarma. Yalvaran. Yalvarış.

Insistent ingilizce tanımı, definition of Insistent

Insistent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Standing or resting on something. As, an insistent wall.