Instants türkçesi Instants nedir

Instants ingilizcede ne demek, Instants nerede nasıl kullanılır?

Instant coffee : Hazır kahve. Çözünebilir kahve. Amerikan kahvesi. Neskafe (marka). Neskafe. Çabuk kahve. Sıcak suyla yapılan kahve.

Instant watch : Anlık gözlem. Anlık gözcü. Anlık izleme.

The instant he saw her : Kızı görür görmez. Gözleri kızın üzerine geldiği anda. Onu gördüğü anda. Erkeğin kızı gördüğü an.

Decision instant : Karar anı.

In an instant : Göz açıp kapayıncaya kadar. Hemen. Derhal. Bir anda. Anında.

Instantaneity : Anındalık. Enstantane.

Instantaneous : Şipşak. Ani. Bir anda olan. Işıklama süresi saniyenin 1/25'i ya da daha kısa olan, hızlı bir devinimi, oluşumu sırasında saptayan fotoğraf çekme yöntemi. hazırlıksız olarak gerçekleştirilen çevirim. Anlık. Ansızın. Birden. Küçük ya da sonsuz küçük bir sürede olan. Hemen. Hemen meydana gelen.

On the instant : Hemen. Hemencecik. Anında.

Instantaneous mortality : Anlık ölüm oranı. Bir popülasyonda belli bir zamanda ölen balıkların oranı. Anlık ölüm.

Instantaneous current : Anı akım. Ani akım. Anlık akım. Zamanla değişen akımın anlık değeri.

İngilizce Instants Türkçe anlamı, Instants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Instants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Immediate : Hemen. Dolaysız. Mübrem. Derhal. Hazır. En yakın olan. Doğrudan. Yakın. Acele. Acil.

Wink : Göz kırpmak. Kırpmak. Göz etmek. Yanıp sönmek. Gözetmek. Pırıldamak. Parıldamak. Göz kırpma. Çakmak. Çok kısa süre.

Breathing : Tümselme. Teneffüs. Soluk alıp verme. Vücuda oksijen alınıp karbondioksit verilmesi mekanizması. Teneffüs etme. Hasret. Söyleme. Soluma. Solunum.

Hastier : Tez. Daha süratli. Telaşçı. Aceleci. Acele. Süratli. Düşüncesizce yapılmış. Çabuk sinirlenen. Çabuk.

Momentarily : Bir an için. Bir anlık. Geçici olarak. Çok kısa süren. Anlık olarak. Kısaca.

Actual : Asıl. Gerçek. Fiili. Hakiki. Güncel. Eylemsel. Eylemli. Aktüel. Gerçekten. Asli.

Momentary : Bir anlık. Sadece bir an devam eden. Devamsız. Geçici. Süreksiz. Bir an süren. Çok az süren. Sürekli olmayan.

Breathings : Söyleme. Soluma. Soluk. Teneffüs etme. Soluk alma. Nefes. Hasret. Nefes alma. Teneffüs.

Bit : İkili savmak. Matkap. Ufak rol. Delgi. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dizgin. Gemlemek. Eksik etek. İkili sayamak. İkil.

Instants synonyms : new york minute, point in time, psychological moment, jiffs, cryings, instant, min, twinkling, pressing, burning, adhoc, tricentennials, hastes, urgent, posting, breaths, moment, minute, inst, hastiest, hasty, tricentenary, moment of truth, jiff, intellect, present day, instantaneous, breath, eleventh hour, minuting, pinpoint, present, fleeting.

Instants zıt anlamlı kelimeler, Instants kelime anlamı

Slow : Zor anlayan. Ağırlaşmak. Eli ağır. Uzun süren. Geç anlayan. Sıkıcı. Acelesiz. Kesat. Geç. Geri.

Beseeching : Rica eden. Yalvarış. Yalvarma. Yalvaran.