Interest rate risk türkçesi Interest rate risk nedir

  • Bir kuruluşun, taşınır değerlerinin piyasadaki faiz oranlarının değişmesi yüzünden karşı karşıya kalabileceği finansal risk.
  • Faiz oranı riski.
  • İktisat alanında kullanılır.

Interest rate risk ingilizcede ne demek, Interest rate risk nerede nasıl kullanılır?

Interest : İstek uyandırmak. İlgi. Faiz. Ürem. Alaka. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. İlgisini çekmek. Menfaat. Ortak olmak.

Rate : Layık olmak. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Sınıflandırmak. Düzenleme, sıra yöntem, çeşit. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Göreli hız. Fiyat belirlemek. Bölek. Olarak görmek. Farzetmek.

Risk : Kaçını. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir olayın meydana gelme olasılığı. epidemiyolojik çalışmalarda, bir bireyin, belli bir toplum ve dönem içinde belli bir hastalığı taşıma olasılığı. insan sağlığına zararlı olma olasılığının ölçüsü. Bir olayın gerçekleşme kazanışının düşüklüğünden doğan götürücü durum. bk. götürü. Riziko. Korkululuk-korkulu durum. İktisadi karar birimlerinin verecekleri kararlar sonucunda ortaya çıkacak getiriyi olumsuz etkileyebilecek olayların gerçekleşme olasılığı, diğer bir deyişle olayların gerçekleşme olasılığının bilindiği durum. krş. belirsizlik. Risk oluşturmak. Göze almak. Tehlikeye atmak.

 

Interest rate : Ödünç verilebilir fon sunum ve istemi tarafından belirlenen yüzde değer. Faiz oranı (finlandiya terimi). Faiz oranı. Faiz yüzdesi. Ürem oranı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirli bir yüzde oranıyla, paranın, belirli bir süre içindeki üremi. paranın belirli bir süre bitimindeki üremi için uygulanan yüzde oranı. Faiz haddi.

Interest rate arbitrage : Sermayenin yüksek faiz oranlarının geçerli olduğu ülkeye gitmesi sonucu iki ülke arasındaki faiz-kur farklılıklarından sağlanan kazancın eşitlenme süreci sırasında elde edilen kazanç. krş. faiz değerdeşliği kuramı, faiz kur makası. Faiz arakazancı.

Interest rate parity theory : Faiz değerdeşliği kuramı. Faiz paritesi teorisi. İki ülke arasında ya da iki farklı para birimi arasında faiz oranı farklılıklarının vadeli döviz kurunun prim ve iskontosuna eşit olacağını ileri süren kuram.

Cartel on interest rates : Bankacılık kesiminde piyasa payları büyük olan az sayıdaki bankanın, aralarında anlaşarak, faiz oranlarını istedikleri düzeyde belirlemeleri. krş. fiyat karteli, kartel. Faiz karteli.

 

Break even interest rate : Yatırımın marjinal ve ortalama etkenliğinin eşitlendiği ve yatırımın karlılığının sıfırlandığı piyasa faiz oranı. Başabaş faiz oranı.

Covered interest rate parity : Vadeleri, ödeme koşulları birbirine benzeyen ancak para birimleri farklı olan iki varlık arasındaki faiz oranları farkının, söz konusu paraların vadeli işlemler piyasasındaki iskonto veya prim oranına eşit olması. Örtülü faiz oranı değerdeşliği.

Covered interest rate : Örtülü faiz oranı. Dövizin nominal faiz oranına gelecekte döviz kurunda meydana gelebilecek yüzde değişimin eklenmesiyle bulunan faiz oranı.

İngilizce Interest rate risk Türkçe anlamı, Interest rate risk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interest rate risk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Interest rate risk synonyms : abnormal budget expenditures, a type mutual funds, a shift in individual demand, ability to pay approach, a shift in demand, abnormal budget receipts.