Şabla urmak nedir, Şabla urmak ne demek

Teknik terim anlamı:

Tokat atmak, şamar çarpmak.

Şabla urmak anlamı, kısaca tanımı

Şabla : 1.Labada. 2.Öksürük için kullanılan bir çeşit dağ otu. 3.Ekine zararlı bir çeşit bitki. Kalın hayvan gönü. Araba iğine takılan demir bilezik. Tokat. Labada. Sille, tokat, şamar

Urmak : Vurmak. Çalmak. Kuyudan su çekmek için kullanılan ağaç kova. Vurmak (bk. vurmak). Çalmak, söylemek. Vurmak, çarpmak. Vurmak, baskın yapmak, gasp ve yağma etmek. Belli bir sesi yüksek olarak çıkarmak, haykırmak. Giydirmek, giyinmek, takmak. Vazetmek, koymak. Sokmak, batırmak, delmek, yaralamak. Nişan alarak atmak. İfade etmek, beyan etmek, bildirmek. Sürmek. 1. Tesir etmek.

Çarpmak : Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.

Çarpma : Çarpmak işi. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.

 

Şamar : Açık elle yüze vurulan tokat, beşkardeş.

Atmak : Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

Tokat : İnsana el içi ile vuruş. Tarla, bahçe ya da mandıra kapısı. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Hayvan ağılı.

Çarp : Gelişi güzel çizilmiş, eğri.

Şama : Bal mumuna veya parafine batırılmış fitil.

Atma : Atmak işi.

Toka : Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. El sıkışma.

Diğer dillerde Şabertiyozis anlamı nedir?

İngilizce'de Şabertiyozis ne demek ? : chabertiosis, chabertiasis