Şehremini halifesi nedir, Şehremini halifesi ne demek

Şehremini halifesi; Tarih alanında kullanılan bir terimdir.

Tarih terimi olarak anlamı:

Şehreminine bağlı yazı işlerini çevirmekle yükümlü görevli.

Şehremini halifesi kısaca anlamı, tanımı

Hali : Boş, ıssız, tenha. Halı. Ahali

Şehre : Ekin bağlamı. Otu köse ve yağlı yayla (1958 de ölen Hacı Cihan (95) adında birisinden derlenmiştir.).

Halife : Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse. Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse. Osmanlı padişahlarının kullandıkları unvanlardan biri. Hükümdar. Babıali kalemlerinde kâtip.

Şehremini : Osmanlı Devleti'nde Tanzimata kadar saray ve devlet yapılarının onarımına, haremin gider ve aylık işlerine bakmakla yükümlü kimse. Şehremanetinin başında bulunan kimse, belediye başkanı.

Yazı işleri : Bir daire veya kurumda yazışmaların yapıldığı bölüm. Bir gazete veya dergide yayımlanacak yazıları yazma ve düzenleme işi. Gazete veya dergilerde haberlerin, yazıların toplandığı bölüm.

Çevirmek : Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.

 

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.

Çevirme : Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

Yüküm : Yükümlülük.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

İşler : Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne.

Yazı : Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü. Düz yer, ova, kır. Yazgı. Harfleri yazma biçimi. Alfabe. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale.

 

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Diğer dillerde Şehir gazı anlamı nedir?

İngilizce'de Şehir gazı ne demek ? : town gas, coal gas