A yeri nedir, A yeri ne demek

A yeri; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı RNA ların bağlandığı yer. Aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Teknik terim anlamı:

Ribozomun üzerinde aminoasit taşıyan taşıyıcı RNA’ların bağlandığı yer, aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A yeri tanımı, anlamı

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti

Aminoaçil yeri : [Bakınız: A yeri]. A yeri.

Aminoasil yeri : [Bakınız: A yeri]. A yeri.

Taşıyıcı rna : Protein sentezinde mRNA daki bazlara uygun amino asitleri taşıyan RNA. Transfer RNA. Protein sentezinde mRNA’daki bazlara uygun aminoasitleri taşıyan RNA, transfer RNA, tRNA. Ribonükleotidlerin polimerize olması ile meydana gelmiş, kıvrımlar gösteren, tek zincirli yapıya sahip, protein sentezinde mRNA’daki genetik koda uygun olan aminoasidi taşıyarak peptit zincirine katılmasını sağlayan, adaptör molekül olarak görev yapan bir RNA çeşidi, transfer RNA, tRNA.

Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.

Aminoasit : Molekülünde hem amino grubu ve hem de karboksilik asit grubu içeren ve proteinlerin temel yapı taşları olan organik bileşikler sınıfı, saf proteinlerin enzimatik veya kimyasal hidrolizleri sonucu açığa çıkan moleküller.

 

Taşıyıcı : Taşıma işini yapan kimse ya da şey. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör. Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal. Aktarıcı.

Bağlandı : Damın mukavemetini arttırmak için kullanılan ağaç.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Ribozom : Bütün ökaryot hücrelerde çok sayıda hem serbest olarak sitoplâzmada, hem de endoplâzmik retikuluma bağlı olarak, ayrıca ökaryot hücre sitoplâzmasınınkinden daha küçük hâlde mitokondri ve kloroplâstların matriksinde bulunan, prokaryot hücrelerde ise sitoplâzmada bulunan, elçi RNA'nın tercüme edilerek proteinin sentezlendiği, sitoplâzmanın bir bölgesinde yoğun olarak bulunarak polizom veya poliribozom denilen grupları meydana getiren, E.coli'de 50 S ve 30 S, ökaryotlarda 60 S ve 40 S çökme kat sayısına sahip biri büyük, biri küçük iki alt birimden yapılmış, küçük alt birimleri ile elçi RNA'ya, büyük alt birimleri ile de endoplâzmik retikuluma bağlanan, RNA ve proteinden yapılmış, E.coli'de 52, ökaryotlarda yaklaşık 80 kadar çeşit protein kapsayan hücre organeli. Hücre sitoplazmasında aminoasitlerden protein sentezinin gerçekleştiği, RNA ve protein kompleksinden oluşmuş ultramikroskobik organellerden her biri. Hücrede mRNA’ nın mesajına göre protein sentezlemektensorumlu, ribozomal RNA ve proteinlerden meydana gelen, büyük ve küçük iki alt birimden oluşan, sitoplazma ve endoplazmik retikuluma bağlı olarak bulanan hücre içi organellerden biri.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

 

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Riboz : Ribonükleik asitlerin ve ribonükleotitlerin yapısında bulunan beş karbonlu şeker. Formülü CH2OH(CHOH)3CHO, mol kütlesi 150,1 g olan, D-riboz; bazı nükleik asit ve koenzimlerin bileşiminde furanozit ve piranozit şeklinde bulunabilen bir pentoz şeker. D-2-deoksiriboz; Formülü HOH2C(CHOH)2CH2CHO, mol kütlesi 134,1g olan deok-siribonükleik asit ve hücreye ait çekirdekte bulunan bir bileşik şeker. Beş karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri. RNA, FAD, NAD, NADP ve koenzim A’nın bir bileşeni.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Asit : Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.

Amin : Amonyaktaki hidrojen yerine, tek değerli hidrokarbonlu köklerin geçmesiyle oluşan ürünlerin genel adı.

Rna : [Bakınız: ribonükleik asit]. Ribonükleik asit.

Diğer dillerde A yeri anlamı nedir?

İngilizce'de A yeri ne demek ? : a site