Abur cubur nedir, Abur cubur ne demek
"Abur cubur" ile ilgili cümleler
- "Dün gelen adam abur cubur konuştu, gitti."
- "Havaların çok sıcak gitmesinden mi yoksa bu sıcaklarda abur cubur yediğim için mi, bilemem, dört gün önce birdenbire kıvrandırıcı bir ağrıyla yatağa düştüm." - N. Hikmet
- "Olumlu, verimli bir işe adayacağı zamanını, abur cubur işlere harcamak ağırlarına gider." - H. Taner
Abur cubur tanımı, anlamı:
Abur cuburluk : Abur cubur olma durumu.
Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.
Çikolata : Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek.
Şeker : Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Şeker hastalığı. Sevimli, cana yakın ve güzel. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı.
Yarar : Yarayan, elverişli, uygun. Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj.
Gözetilmek : Gözetme işi yapılmak veya gözetme işine konu olmak.
Yarama : Yaramak işi.
Yararsız : Yarar sağlamayan, yararı olmayan, işe yaramayan, yarayışsız, faydasız, nafile, avantajsız.
Biçim : Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.
Rastgele : Gelişigüzel. (ra'stgele) Seçmeden, iyisini kötüsünü ayırmadan, gelişigüzel, lalettayin.
Boş : Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.). Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Bilgisiz.
Bir : Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Eş, aynı, bir boyda. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Aynı, benzer.
Abur cubur ile ilgili Cümleler
- Keşke abur cubur yemeyi durdurmak için irade gücüm olsa.
- Aç olamazsın. Birkaç dakika önce abur cubur yedin.
- Ali asla bu kadar çok abur cubur yemezdi.
- Öğünler arasında abur cubur yememelisin.
- Gerçek yemek yeme yerine, sadece tüm gün abur cubur yedik.
- Sanırım çok fazla abur cubur yiyorsun.
- Ali çocuklarının abur cubur yemesine izin vermez.
- Depresyondayken sürekli abur cubur yerim.
- Bunalımlı olduğum zaman her zaman abur cubur yerim.
- Tuzlu krakerler çocukların en sevdiği abur cuburdu.
Diğer dillerde Abur cubur anlamı nedir?
İngilizce'de Abur cubur ne demek? : n. junk food
Almanca'da Abur cubur : wirr, durcheinander
Rusça'da Abur cubur : n. мешанина (F), вздор (M), галиматья (F)


Bu kısımda Abur cubur nedir? Abur cubur ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Abur cubur tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Abur cubur hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.