Acır nedir, Acır ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Buruşuk kabuklu, üzeri ince çizgili, boz renkli bir çeşit uzun hıyar.

Dolması yapılan, üzeri tüylü bir çeşit küçük hıyar.

Süs için yetiştirilen bir çeşit küçük kelek.

Acur.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: acur].

Acır kısaca anlamı, tanımı

Acır gıcır : Buruşuk kabuklu, üzeri ince çizgili, boz renkli bir çeşit uzun hıyar

Acırgıcır : Buruşuk kabuklu, üzeri ince çizgili, boz renkli bir çeşit uzun hıyar.

Acırlı : Kayseri şehrinde, Felâhiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin kenti, Midyat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Acırmak : Acıktırmak. Uyar, bağlı halde bulundurmak.

Acırak : Az acı, acımtırak.

Acırga : Yaban turpu.

Çizgili : Üzerinde çizgi bulunan.

Buruşuk : Gerginliği, düzgünlüğü kalmamış, buruşmuş olan.

Kabuklu : Kabuğu olan.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

 

Tüylü : Tüyü olan. Uzun tüyleri olan kilim.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Yetiş : “Amacına ulaş, isteğine kavuş” anlamında kullanılan bir isim.”.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

Kelek : Olgunlaşmamış, ham kavun. Yer yer çıplaklığı veya boşluğu olan. Aptal. Kılsız. Irmaklarda işleyen ve şişirilmiş tulumlar üzerine kurulan bir tür sal.

Dolma : Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.

Çizgi : Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel.

Hıyar : Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Diğer dillerde Acıpayam koyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Acıpayam koyunu ne demek ? : acipayam sheep