Kelek nedir, Kelek ne demek

Kelek; bir bitki bilimi terimidir.

  • Olgunlaşmamış, ham kavun.
  • Yer yer çıplaklığı veya boşluğu olan.
  • Aptal.
  • Kılsız.
  • Irmaklarda işleyen ve şişirilmiş tulumlar üzerine kurulan bir tür sal

"Kelek" ile ilgili cümle

  • "Kelek mısır."
  • "Kelek tulum."

Yerel Türkçe anlamı:

Kesik ya da kırık boynuz.

Zil

Olgunlaşmamış karpuz, kavun

Aptal : Keleğin biridir.

Eski ayakkabı.

Sal, kayık.

Yan

Parasız alınan eşya.

Düzen, al.

Mısır yaprağı.

Küfe.

Hayvanların boyunlarına takılan büyük çan, çıngırak.

Düzen, hile.

Ham kavun, şalak

Duvar örülürken tuğlalar arasına doldurulan çamur.

Tüysüz genç, eşcinsel.

Kelek, sal

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Davarların boynuna takılan çan. (-Amasya; Alibey -Ordu; Güzelyurt *Hekimhan -Malatya.)

Diğer sözlük anlamları:

Sabunculukta ve boyacılıkta kullanılan kalya taşı

Kelek kısaca anlamı, tanımı:

Kelek atmak : Birisini beklemediği anda hile ve dalavere yaparak zarara sokmak.

Kelek yapmak : Oyunbozanlık etmek.

Keleklik : Kelek olma durumu.

Keleklik etmek : Görgüsüzlük, bilgisizlik nedeniyle karşısındakinin gerçek amacını anlayamamak.

Felek kimine kavun yedirir kimine kelek : "bu dünyada kimi insanlar mutluluk içinde yaşarlar, kimileri de talihsizdirler" anlamında kullanılan bir söz.

 

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Kavun : Bu bitkinin genellikle güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi. Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum).

Irmak : Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.

Tulum : Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi. Tüp. Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi. Şişman, tombul.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Çıplak : Saçsız (baş). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Yoksul (kimse). Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.

Kılsız : Kılı olmayan.

Ham : Gerçekleşme kolaylığı veya imkânı olmayan. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş. Yenecek kadar olgun olmayan (meyve), olmamış. İdmansız. İşlenmemiş (madde).

Aptal : Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.

Kelekçi : Denizli şehrinde, Kelekçi nahiyesine bağlı bir bölge. Diyarbakır şehrinde, Dicle ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Siirt şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Keleken : Hindi.

Keleker : Saksağan.

Kelekir : Palto, aba. Çobanların kullandığı çul. Çalı çırpı.

Kelekli : Gaziantep şehrinde, Karkamış belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır ilinde, Tuzluca belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Keleküte : Şişman.

Diğer dillerde Kelek anlamı nedir?

İngilizce'de Kelek ne demek? : unripe melon; fickleness; unripe; partly bald; fickle; stupid

Fransızca'da Kelek : radeau [le]; melon non mûr

Almanca'da Kelek : n. Kelek