Accommodate somebody with türkçesi Accommodate somebody with nedir

Accommodate somebody with ingilizcede ne demek, Accommodate somebody with nerede nasıl kullanılır?

Accommodate : Kalacak yer vermek. Telif etmek. Bağdaştırmak. Barındırmak. Yer sağlamak. -e yardım etmek. Yerleştirmek. Uzlaştırmak. Alıştırmak. Uydurmak.

Somebody : Kimisi. Bazısı. Şahsiyet. Birisi. Önemli kimse. Bir kimse. Önemli birisi. Biri. Kimse.

With : İle ilgili. Li. Sayesinde. Birlikte. Canlı. İle beraber. Beraber. -e karşın. İle. Beraberinde.

Accommodate somebody with money : Para sağlamak.

Accredit somebody with something : Hesabına geçirmek.

Taunt somebody with : Başına kakmak.

Charge somebody with something : Suçlamak.

Trust somebody with something : Emanet etmek. Borç vermek.

Assail somebody with questions : Soru yağmuruna tutmak.

Stuff somebody with lies : Yalanlarla kandırmak.

İngilizce Accommodate somebody with Türkçe anlamı, Accommodate somebody with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accommodate somebody with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assures : Sağlama almak. Sağlama bağlamak. İnandırmak. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). İkna etmek. İnandırmaya çalışmak. Garanti etmek. Güven vermek. Temin etmek.

Carry : Çekmek. Sevketmek. İletmek. Desteklemek. Bulaştırmak. Başarı kazanmak. Taşıyıcılık yapmak. Başarmak. Yardım etmek. Elde.

 

Supply : Arz. Temin. Sağlama jüyesi. Sağlanması gerekli miktar. Verilmesi gerekli oran. Karşılamak. Mevcut. Tamamlamak. Temin etmek. Vermek.

Administers : Verdirmek. Tedvir etmek. İdare etmek. Yönetmek. Ettirmek. Vermek. Müdürlük etmek. Vermek (ilaç, ceza vb). Hizmet etmek. Tayin etmek.

Assure : Söz vermek. Garanti etmek. İkna etmek. İnandırmak. Sağlama almak. Kesinleştirmek. Sağlama bağlamak. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). İknaya çalışmak. Sağlamlaştırmak.

Cater : Yemek sağlamak. Yiyecek ve içecek sağlamak. İhtiyacını karşılamak. Temin etmek. Yiyecek içecek sağlamak. Hitap etmek. Yiyecek tedarik etmek. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak.

Supply with : İhtiyacını karşılamak. Karşılamak (birinin ihtiyacını). Vermek.

Purveying : Bulundurmak. Erzak sağlamak.

Carries : Büyülemek. Elde etmek. Üzerinde bulundurmak. Taşıyıcılık yapmak. Menzili olmak. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. Satışa sunmak. Getirmek. Sevketmek.

Supplied : Gidermek. Tedarik edilmiş. Karşılamak. Temin etmek. Tedarik edilen. Yerini doldurmak. İhtiyacı karşılamak.

Accommodate somebody with synonyms : procures, source, purveyed, furnish, administer, assuring, furnishes, procure, accommodate, purveys, carried, cater for, accommodates, allow, accommodated, arm, purvey.