Supply with türkçesi Supply with nedir

  • İhtiyacını karşılamak.
  • Sağlamak.
  • Karşılamak (birinin ihtiyacını).
  • Tedarik etmek.
  • Vermek.

Supply with ingilizcede ne demek, Supply with nerede nasıl kullanılır?

Supply : Tedarik. İhtiyacı karşılamak. Tedarik etmek. Tamamlamak. Bir şeyi bulup (müşteriye) ulaştırmak. Sağlanması gerekli miktar. Sunum. İkmal. Stok miktar. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

With : İle ilgili. Sayesinde. -la. Beraberinde. İle. Beraber. Li. Yanına. Nedeniyle. -e karşın.

Supply a want : İsteği karşılamak. İsteği yerine getirmek.

Supply and demand : Arz ve talep. Sunu ve istem.

Supply and demand model : Sunum ve istem kuramı. Piyasada bir malın fiyatının nasıl oluştuğunu, istem kayması ve sunum kayması sonucu fiyatın nasıl değiştiğini ve bu fiyatın üretim ve tüketim kararlarını nasıl etkilediğini açıklayan iktisadın temel kuramlarından biri.

Supply and demand theory : Sunum ve istem kuramı. Piyasada bir malın fiyatının nasıl oluştuğunu, istem kayması ve sunum kayması sonucu fiyatın nasıl değiştiğini ve bu fiyatın üretim ve tüketim kararlarını nasıl etkilediğini açıklayan iktisadın temel kuramlarından biri.

İngilizce Supply with Türkçe anlamı, Supply with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supply with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Accorded : Uyum sağlamak. Bağdaşmak. Uymak.

Accord : Uygunluk. Mutabakat. Bağdaşmak. Anlaşma. Uymak. Akort. Uyumlu hale getirmek. Anlaşmak. Uyum.

Accoutres : Askeri teçhizat sağlamak. Giydirmek. Askeri ikmal maddeleri sağlamak. Askeri giyecek vermek. Malzeme sağlamak. Donatmak.

Allows : Fikrinde olmak. Hesaba katmak. Koyvermek. İndirim yapmak. İmkan vermek. İzin vermek. İtiraf etmek. Ayırmak. Bırakmak.

Administer : Verdirmek. Tedvir etmek. Vermek (ilaç, ceza vb). İdare etmek. Müdürlük etmek. İcra etmek. Ettirmek. Uygulamak. Tatbik etmek. Tayin etmek.

Catered : Hitap etmek. Yiyecek ve içecek sağlamak. Temin etmek. Yemek sağlamak. Yiyecek içecek sağlamak. Yiyecek tedarik etmek. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak.

Accommodates : Yerleştirmek. Bağdaştırmak. Alışmak. -e yardım etmek. Yaşayacak yer temin etmek. Tanzim etmek. Alıştırmak. Uyum sağlamak. Uydurmak.

Accoutring : Donatmak. Malzeme sağlamak. Askeri giyecek vermek. Askeri teçhizat sağlamak. Askeri ikmal maddeleri sağlamak. Giydirmek.

Furnishes : Donatmak. Döşemek. Teçhiz etmek. Sunmak. Dekorasyon yapmak. Tefriş etmek. Mobilya döşemek.

Source : Uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Göze. Yararlanılan kaynak. (bilgi veya haber) kaynağını belirtmek veya vermek. Kaynakça. Kaynak. Memba. Sebep. Edinmek. Göz.

Supply with synonyms : purveys, allowing, provide, carries, ascribe, afforded, administers, purveyed, furnish, affording, procure, procures, affords, accommodated, assures, accoutre, ascribes, allow, carried, supply, assign, supplied, assuring, cater for, assigns, provides, provided, carry, assure, attribute, purvey, accords, arm.