Accompanied by türkçesi Accompanied by nedir

  • İle beraber.
  • Refakatinde.
  • İle müterafık.

Accompanied by ile ilgili cümleler

English: She was accompanied by her mother.
Turkish: Annesi tarafından eşlik edildi.

English: He was accompanied by his girlfriend.
Turkish: Ona kız arkadaşı tarafından eşlik edildi.

English: Roast beef is usually accompanied by Yorkshire pudding.
Turkish: Genellikle kızarmış bifteğe Yorkshire pudingi eşlik eder.

English: He was accompanied by his aunt.
Turkish: Ona teyzesi tarafından eşlik edildi.

English: He was accompanied by his wife.
Turkish: Ona karısı tarafından eşlik edildi.

Accompanied by ingilizcede ne demek, Accompanied by nerede nasıl kullanılır?

Accompanied : Refakat etmek. Birlikte olmak. Yanında. Aynı anda yapmak. Yanında olmak. Eşliğinde. Eşlik etmek.

By : Evde. Aşkına. İkincil. Geçecek biçimde. Geçip. -e bakarak. İkinci derecede. Nezdinde. Eve. Kadar.

Be accompanied by : Beraberinde gelmek.

Abide by : Razı olmak. İtaat etmek. Kararından dönmemek. (sözünü) tutmak. Bağlı kalmak. Dayanmak. Katlanmak. Uymak. -e göre davranmak. Sözünde durmak.

Accessed by : Erişen.

Affected by : Tutkun. Müteessir.

İngilizce Accompanied by Türkçe anlamı, Accompanied by eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accompanied by ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Along with : Boyunca. Oraya. İle birlikte. Burada. Kenarında. Buraya. Birlikte. Kıyısında. - ile birlikte. İleri.

On top of : -e ek olarak. -in yanı sıra. Ayrıca. -in üzerinde. Üstünde. Üstelik e ilaveten. Üstelik. Üstüne. -e ilaveten.

Together with : İle birlikte. İle. Ek olarak.

In conjunction with : İle bağlantılı olarak. -a bitişik bir şekilde. -a ilişik bir şekilde. Bununla bağlantılı olarak. Bağlantılı olarak. Müştereken. İle beraber veya birlikte. Bir arada. İle bir arada.

With : İle. -lı. Beraberinde. Birlikte. Canlı. İle ilgili. Beraber. Nedeniyle. Li.

In company with : İle birlikte. Beraberinde. Maiyetinde. Birlikte. Eşliğinde.

As soon as : En kısa zamanda. Eder etmez. Yapar yapmaz. -er -mez. İnce. İster istemez. Mümkün olduğu kadar çabuk. Hemen. İle birlikte.