Administrative city türkçesi Administrative city nedir

  • Yönetim.
  • Başat işlevi, bir ülkenin yönetimi ve yönetki kuruluşlarını barındırmak ve onlara ilişkin etkinlikleri yerine getirmek olan kent. bk. yönetim özeği.
  • İdare şehri.
  • Yönetim kenti.

Administrative city ingilizcede ne demek, Administrative city nerede nasıl kullanılır?

Administrative : Yönetici. Yönetimsel. Yönetsel. Yönetimle ilgili. İdari.

City : Büyük kasaba. Katedrali olan büyük yerleşim yeri. Kent. Kent yönetimi. Metropol. Belde. I - il, kent, kasaba ve köy gibi yerleşim birimlerinde yaşayanların ortak yerel gereksinmelerini karşılamakla görevli; kamusal tüzel kişiliği bulunan ve vargı örgenlerini halkın seçmiş olduğu bir yerel yönetim birimi. bir kentin yönetilmesi işi. Şehir. Megapol. Bulunduğu il.

Administrative accounting : Devlet muhasebesi. Yönetim muhasebesi. Muhasebecilik yöntemi. İdari muhasebe. Muhasebecilik sistemi.

Administrative action : İdari işlem. İdari eylem. İdari karar. Tam kaza davası. İdari dava. İdari nüfuz.

Administrative alert : Uygulama uyarısı.

Administrative and technical incentives : Hükümetin malların tanıtımı için fuar ve sergller açma, lisans ve buluş haklarını güvence altına alma veya eğitim verme biçiminde sağladığı teşvikler. İdari ve teknik teşvikler.

İngilizce Administrative city Türkçe anlamı, Administrative city eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Administrative city ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disposal : Yok etme. Satma. Elden çıkarma. Satış. İmha etme. Tanzim. Devir. Kontrol. Düzen. İdare.

Governing : Yöneten. Yönetme. Baş. İdare eden. İdare edem. Hükmeden. Ana. Hüküm süren. Yol gösteren.

Executive : Yürütme. Yönetsel. Yürütmeye ilişkin. Uygulama ile ilgili. İdari. İcra. İdareci. Yönetici. Yetkili. Yürütücü.

Governments : Yönetim biçimi. Yönetme (dilbilgisi terimi). Siyasal bilgiler. Siyaset bilimi. Rejim. İdare. Hükümet. Devlet.

Helm : Kontrol. Baş. Lider. Yönetici. İdare. Gemilerin idare edildiği mekanizma. Baskısız. Miğfer. Dümen.

Command : Kontrol etmek. Kontrol. Hak etmek. Yetki. Komut. Komuta etmek. Hükmetmek. Komuta. Hakimiyet.

Admin : Yönetici. İdare.

Direction : Açıklama. Talimat. Yönelti. Mizansen. Sahneye koyucunun belli bir oyun için oyuncuları düzene alması ve onları oyuna uygun bir uyum içine sokması için yaptığı hazırlık, çalışma. (oyun düzeni, sahneye koyma). Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Müdürlük. Kontrol. Direktörlük. Yönetmenin bir tiyatro yapıtını anlamlı ve uyumlu bir biçimde sahneye koyma işleminin tümü. oyun düzeni, oyunculuk, dekor, giysi, donatım, ışıklama vb. öğelerin oyunun amacını gerçekleştirecek biçimde güzelduyusal bir bütünlüğe ulaşmasını gerektirir.

Government : Yönetim biçimi. Devlet yönetimi. Devlet işlerini yürütmekle görevli kuruluşlar ve kişiler. Yönetme (dilbilgisi terimi). Siyasal bilgiler. İdare. Rejim. Toplum bireylerinin iç ve dış güvencelerini ve birbirleriyle ilişkilerini sağladığı gibi onların her tür gereksinmelerini karşılayan bir ya da birkaç kişiden oluşan yasal ya da geleneksel yönetici güç. bk. halk katmanı, büyücü.

 

Directions : Kullanma talimatı. Açıklama. Emir. Kumanda. Yönerge. Tarife. Yön. Yönetme. Talimat.

Administrative city synonyms : gubernation, directorship, administrations, administration, directorships.