Adverse selection türkçesi Adverse selection nedir

  • Ters seçim.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir ülkede kurulup başka bir ülkede faaliyet gösteren şirket.
  • Bakışımsız bilgi yüzünden sigortacılık, kredi piyasası veya ikinci el mal piyasalarında prim, faiz ve fiyatların en riskli mal ve hizmete göre belirlenmesi nedeniyle yüksek kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa dışına itilmesi. krş. gresham yasası.
  • Ters seçilme.

Adverse selection ingilizcede ne demek, Adverse selection nerede nasıl kullanılır?

Adverse : Karşı. Zıt. Muhalif. Muhalefet. Karşıt. Kötü. Elverişsiz. Aleyhte. Olumsuz. Menfaatine aykırı.

Selection : Ayıklanma. Bazı organizmaların özellikle yeni oluşan karakterlerle yaşamaya devam etmesi ve bazılarının ise çoğalıp yaşayamamaları ile sonuçlanan doğal ya da yapay bir olay. seleksiyon. Ayırma. Sürüde üstün verim yeteneğine sahip olan fertlerin seçilip damızlık olarak kullanılması ve düşük verimlilere üreme imkanı verilmemesi. Toplum yaşamında bireylerin ya da kümelerin, yetenek ve güçlerine uygun biçimde belirli birtakım görevlere yöneltilmesi. okuma öğretiminde üzerinde durulan konuya ya da soruna uygun okuma parçalarını seçme işi. usa uygun seçim. Seçme. Bireylerin ya da kümelerin doğal olarak işbölümü yapması. 2-canlı varlıklarda ortamın koşullarına en iyi uyan bireylerin ya da türlerin yaşamalarını sürdürüp uymayanların ise yok olması. Ayıklama. Seçme şey. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih.

 

Adverse agonist : Modifiye iki durum modeline göre almacı etkin durumuna değil de etkin olmayan durumuna yüksek çekicilik gösteren agonist ilaçların ortama eklenmesiyle, etkin ve etkisiz durumlar arasındaki dengenin etkisizlik lehine geçmesi sonucu bir diğer ilacın spontan etkinliğini azaltan ilaç. Ters agonist.

Adverse balance : Olumsuz bakiye. Bilançoda açık. Bilanço açığı.

Adverse balance of trade : Bilanço açığı.

Adverse effect : İstenmeyen etki. Aksi tesir. Advers etki. Ters etki. Yan etki. Olumsuz etki.

İngilizce Adverse selection Türkçe anlamı, Adverse selection eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adverse selection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Adverse selection synonyms : ability to pay approach, abolition of forced labour convention, a shift in demand, abnormal budget receipts, a change in supply, abnormal budget.