Affectivity türkçesi Affectivity nedir

Affectivity ingilizcede ne demek, Affectivity nerede nasıl kullanılır?

Affective : Afektif. Duyuşsal. Ruhu duygulandıran, mantıktan çok duygulara dayanan ve bireyin duygu yönüyle yakından ilişkili olan. Duygulandırıcı. Etkileyici. Etkin. Eğitim, kimya alanlarında kullanılır. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Hissi. Duygusal.

Affective disorder : Duygusal rahatsızlık. Duygusal düzensizlik.

Affective psychosis : Duygusal psikoz.

Affectively : Duyguları harekete geçiren bir şekilde. Dokunaklı bir şekilde. Heyecanlı bir şekilde.

Seasonal affective disorder : Mevsime bağlı duygusal rahatsızlık. Yılın aynı zamanında tekrarlayan depresyonlarla karakterize sendrom (genellikle sonbahar ve kış ayları esnasında). Günlerin kısaldığı sonbahar veya kış aylarında nükseden depresyon. Sads.

Affectibility : Etkilenebilirlik.

Affecting : Taklitçi. Etkileme. Etkileyici. Yapmacıklı. Numaracı. Dokunaklı. Duygulandırma. Etkileyen. Derinden etkileyici.

Affectingly : Etkileyici şekilde. Dokunaklı bir şekilde. Etkileyici bir tarzda. Etkileyici bir biçimde.

Affectionate : Sevgisini gösteren. Aşıkane. Müşfik. Seven. Sevgi dolu. Şefkatli. Sevgi gösteren. Sevecen.

 

Affectionately known as : Adıyla tanınan. Denilen.

İngilizce Affectivity Türkçe anlamı, Affectivity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Affectivity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trenchancy : Etkinlik. Keskinlik.

Emotion : Bir uyarıcı karşısında, aşırı derecede duygulanış nedeniyle fizyolojik değişmelere yol açan tepki. organizmanın durgun ve olağan durumundan herhangi bir biçimde uzaklaşması hali. His. Güçlü duygu. Teessür. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Coşku. Olayların, nesnelerin, düşüncelerin ya da devinimlerin bireyde oluşturduğu, onun gerek çevresine, gerekse kendi kendisine karşı tutumunu dışlaştıran güçlü ve karmaşık duygu durumu. Emosyon.

Availableness : Mevcut olma. Pratiklik. Elde edilebilme. İşe yararlık. Mevcudiyet. Erişebilirlik. Hazır olma. Kolaylık. Kullanışlılık.

Emotiveness : Heyecanlılık.

Operable : İşletilebilir. Çalıştırılabilir durumda. Operabl. Çalıştırılabilir. Çalışılabilir. Kullanışlı. Pratik. Ameliyat edilebilir.

Executable : İnfaz edilebilir. Çalıştırılabilir. Çalıştırılmaya hazır makina dilindeki dosya (bilgisayar). Yürütülebilir. İşletilebilir. Yapılabilir. Yürütülür. Yapılabilir veya düzenlenebilir bilgisayar dosyası.

Practicals : Kullanışlı. Gerçekten. İcrası mümkün. Takriben. Objektif. Pratik (kimse). Tatbiki mümkün. Pratik. Tatbiki.

Currentness : Hali hazırdalık. Şimdiki duruma ait olma niteliği. Modernlik.

Currencies : Para. Yaygınlık. Devir. Geçerlik. Dolaşım. Tedavül. Döviz. Değer.

 

Transitable : Elverişli. Dönüştürülebilir. Devredilebilir. İletilebilir. Aktarılabilir. Geçirilebilir. Geçilebilir. Geçer. Yapılabilir.

Affectivity synonyms : uneffective, acceptability, enforceable, emotivity, power, esthesia, availabilities, efficacy, ineffective, effectual, effectualness, viable, availability, feasible, down to earth, efficacious, applicative, powerfulness, ineffectual, applicable, effectivity, implementable, practicable, sensibility, sentiment, currency, sentience, sensuousness, relevances, feasibility, emotionality, incisiveness, efficaciousness.

Affectivity zıt anlamlı kelimeler, Affectivity kelime anlamı

Powerlessness : Güçsüzlük. Kuvvetsizlik.

Inefficacy : Yetersizlik. Başarısızlık. Sonuçsuzluk. Etkisizlik. Beceriksizlik.

Ineffective : Beceriksiz. Yararsız. Etkisi olmayan. Etkisiz. Kabiliyetsiz. Sonuçsuz. Faydasız. Tesirsiz. Başarısız. Yeteneksiz.

Affectivity antonyms : ineffectiveness, effective.