Afrika muzculu nedir, Afrika muzculu ne demek
Afrika muzculu; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Kuşlar (Aves) sınıfının, guguksular (Cuculiformes) takımının, muzculgiller (Musophagidae) familyasından, 54 cm kadar uzunlukta, karışık renkli tüyleri olan, Doğu Afrika'da yaşayan bir kuş türü.
Zooloji'deki anlamı:
(Turacus fischeri):Guguksular (Cuculiformes) takımının muzculgiller (Musophagidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 54 cm. Tüyleri yeşil, mavi, kara, ak karışık renklidir. Doğu Afrikada yaşar.
Afrika muzculu kısaca anlamı, tanımı
Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri
Muzculgiller : Kuşlar (Aves) sınıfının, guguksular (Cuculiformes) takımının, guguk kuşları (Cuculi) alt takımından, gagaları kuvvetli ve kenarları dişli, Afrika'da yaşayan, Afrika muzculu (Turacus fischeri), Kap muzculu (Musophaga violacea) türleri iyi bilinen bir familya. (Musophagidae),iyi bilinen türleridir.
Guguksular : Kuşlar (Aves) sınıfının karinalılar (Carinatae) bölümünden, çoğu ormanlarda yaşayan, gagaları çeşitli biçimlerde olabilen, dilleri küçük, tırmanıcı tipte ayakları olan türleri içine alan bir takım. Guguk kuşları (Cuculi) ve papağanlar (Psittaci) olmak üzere iki alt takımı vardır. (Cuculiformes),olmak üzere iki alt-takımı. vardır.
Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.
Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.
Karışık : Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.
Cuculi : [Bakınız: guguk kuşları]. [Bakınız: guguk-kuşları].
Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).
Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.
Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.
Guguk : "Tek başına kalmak veya oturmak" anlamında kullanılan guguk gibi kalmak veya guguk gibi oturmak deyimlerinde geçen bir söz.
Yaşar : Bir yaşını geçmiş (at, sığır için). ... yaşına gelmiş. İki yaşındaki sığır, dana. Altı ayla üç yaş arasındaki sıpa. Yaşında. Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan bir isim. Şanlıurfa şehri, Yardımcı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.
Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.
Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.
Cucul : Erkeğin cinsiyet organı. Bir çeşit küçük darı. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Küçük çocukların erkeklik organı.
Kuşla : Köpeğe verilen yat"emri.
Diğer dillerde Afrika muzculu anlamı nedir?
İngilizce'de Afrika muzculu ne demek ? : fischer's touraco

Bu kısımda Afrika muzculu nedir? Afrika muzculu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Afrika muzculu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Afrika muzculu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.