Alazlamak nedir, Alazlamak ne demek
"Alazlamak" ile ilgili cümleler
- "İspirto tatlı bir hararetle midesini alazladı." - R. H. Karay
Alazlamak tanımı, anlamı:
Alazlama : Vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu. Alazlamak işi.
Alaz : Alev, yalaz.
Alev : Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama. Aşk ateşi. Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Sıcaklık.
Geçirmek : Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Birine kötü söz söylemek. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Giymek, giyinmek. Hastalık bulaştırmak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Vurmak. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Zaman harcamak. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Etmek, yapmak. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Herhangi bir durumu yaşamış olmak.
Tutmak : Ele geçirmek, yakalamak. Hizmetine almak veya kiralamak. Denetimi ve yetkisi altına almak. Elde bulundurmak, ele almak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Yaklaştırmak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Bir şey düşünmek. İşgal etmek. Kapatmak, sarmak. Bir kimsenin yerini almak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Varsaymak, farz etmek. Bağlamak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Beklenen sonucu vermek. İzlemek. Sarmak, bürümek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Uğramak. Kullanmak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Alacağa veya vereceğe saymak. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Sürmek, zaman almak. Başlamak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Bırakmamak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. İş görebilmek. Benimsemek, beğenmek. Hedef olarak almak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Sunmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Kaplamak. Ulaşmak, varmak. Avlamak.
Sızlatmak : Sızlamasına sebep olmak.
Yakmak : Zamanında kullanılmadığından hükmünü yitirmek. Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. Silahla vurmak. Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak. Çok sıcak olmak. Kurutmak, zarar vermek. Kına, yakı vb.ni koymak, sürmek. Isı etkisiyle zarar vermek. Çok üşütmek. Türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek. Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak, mahvetmek. Ateşle yok etmek. Güçlü sevgi uyandırmak. Tedavi etmek amacıyla doku, damar vb. dağlamak. Işık vermesini sağlamak. Karartmak.
Vermek : Ayırmak, harcamak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Doğurmak. Kazandırmak, katmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Ödemek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Yaymak. Dayamak. Bırakmak veya bağışlamak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Tespit etmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Sahip olmasını sağlamak. Satmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Herhangi bir duruma yol açmak. Ondan bilmek, atfetmek.
Acı : Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem. Tadı bu nitelikte olan. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Çarpıcı, göz alıcı (renk).
Diğer dillerde Alazlamak anlamı nedir?
İngilizce'de Alazlamak ne demek? : v. scorch, singe, burn lightly, sear
Fransızca'da Alazlamak : flamber
Almanca'da Alazlamak : v. absengen
Rusça'da Alazlamak : v. палить


Bu kısımda Alazlamak nedir? Alazlamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Alazlamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Alazlamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.