Alibis türkçesi Alibis nedir

  • Gerekçe.
  • Mazeret.
  • Suç mahallinden başka yerde.
  • Suç anında başka yerde olduğu iddiası.

Alibis ile ilgili cümleler

English: Don't you think we have pretty good alibis?
Turkish: Oldukça iyi mazeretlerimiz olduğunu düşünmüyor musun?

English: All of the suspects have solid alibis.
Turkish: Şüphelilerin hepsinin katı mazeretleri var.

English: All four of the boys didn't have alibis.
Turkish: Çocukların dördünün bahaneleri yoktu.

Alibis ingilizcede ne demek, Alibis nerede nasıl kullanılır?

Airtight alibi : Tartışılmaz açıklama. Kaçar yolu olmayan mazeret.

Alibi : Gerekçe. Suç anında başka yerde olduğu iddiası. Suçun işlenmesi sırasında başka yerde olduğunu kanıtlama. Suçun işlenmesi anında başka yerde olma. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia. Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama. Mazeret. Özür. Suç mahallinden başka yerde.

Alibiing : Suçun işlenmesi anında başka yerde olma. Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama. Gerekçe. Özür. Mazeret. Suç anında başka yerde olduğu iddiası. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia. Suç mahallinden başka yerde.

Alible : Besleyici.

Balibuntal : Genellikle şapka yapmak için kullanılan hasır (filipinler'de). Hasır şapka.

 

Bearing calibration : Kerteriz ayarı.

Calibrater : Kalibratör. Ölçüm yapan kimse yada şey. Kalibrasyon yapan kimse yada şey.

Caliber : Kalibre. Kabiliyet. Ölçü. Kalite. Kapasite. Yetenek. Çap.

Calibers : Kalibre. Kapasite. Çap. Kabiliyet. Ölçü. Kalite. Yetenek.

Calibered : Kalibreli.

İngilizce Alibis Türkçe anlamı, Alibis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alibis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alibi : Özür. Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia. Suçun işlenmesi anında başka yerde olma. Suçun işlenmesi sırasında başka yerde olduğunu kanıtlama.

Rationale : Temel. Açıklama. Mantıklı açıklama. Sebebler izahı. Sebepler izahı. Faka bastırmak. Rasyonel. Mantık.

Vindication : Kanıtlama. Koruma. Suçsuzluğunu kanıtlama. Temize çıkarma. Hınç. Hakkını koruma. Savunma. İntikam. Haklı çıkarma. Doğrulayan şey.

Pretext : Kaçamak. Vesile. Bahane üretmek. Bahane uydurmak. Bahaneler üretmek. Bahane. Kulp. Mazeret göstermek.

Corollary : Sonuç. Doğal sonuç. Netice. Bir şeyin doğal sonucu. Bir kaziyenin neticesi.

Apology : Özür. Bir şeye ya da bir kimseye kusur kondurulmasma karşı o şeyi ya da kişiyi savunmak. İtizar. Bir kişiye ya da duruma kusur kondurulmasına karşı o kişiyi ya da durumu savunan yapıt. Gönül alma. Müdafaa. Savunma. Tarziye.

Apologies : Özür. Kötü örnek. Savunma. Özürler.

Also known as : A.k.a. Namı diğer. Nam-ı müstear. Bu isim altında da tanınan. Bu ismi de kullanan. Bu isimle de giden.

 

Leading motives : Esbabı mucibe.

Defense : Savunma katı. Himaye. Defans oyuncusu. Korunma. Savunma. Bir takımın kalesini korumak ve gol yememek için oyun süresince çaba göstermesi. Bkz.defence. Vikaye. Savunu.

Alibis synonyms : a.k.a., defence, essoin, rationales, allegations, preambles, main reasons, alibiing, pretexts, justification, plea, corollaries, allegation, reason, preamble, excuse, pleas, justifications, excusing.