Corollary türkçesi Corollary nedir
Corollary ingilizcede ne demek, Corollary nerede nasıl kullanılır?
Corollaries : Sonuç. Bir kaziyenin neticesi. Doğal sonuç. Gerekçe. Bir şeyin doğal sonucu. Netice.
Corolla : Taçyapraklar. Çiçek tacı. Taç. Korol. Çiçekli bitkilerde taç yaprakların hepsine birden verilen ad. Korolla.
Corollas : Taçyapraklar. Korol.
Stercorolith : Sterkorolit. Bağırsaklarda dışkının sertleşmesi, dışkının taş kesilmesi, fekalit.
İngilizce Corollary Türkçe anlamı, Corollary eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Corollary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Avail : Yaramak. Yararlanmak. Kendisine yarar sağlamak. İşe yaramak. Fayda sağlamak. Yarar. Avantaj. Yararlı olmak. İstifade etmek.
Outgrowth : Akıbet. Sürgün. Filiz. Fazlalık. Fazla büyüme. Büyüyen. Bitkilerin değişik uzunluk ve büyüklükteki, genellikle yapraksız, küçük filiz ve dalcıkları, hlk. ishal. Doğal bir gelişme.
Preamble : Başlangıç. Girizgah. Açış konuşması. Başlama eki. Giriş. Önsöz. Açılış konuşması. Mukaddeme.
Consequence : Eser. Serencam. Önemli sonuç. Ehemmiyet. Önem. Semere. Akıbet.
Alibi : Suçun işlenmesi anında başka yerde olma. Suç mahallinden başka yerde. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia. Suçun işlenmesi sırasında başka yerde olduğunu kanıtlama. Suç anında başka yerde olduğu iddiası. Mazeret. Özür. Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama.
Eventualities : İmkan. Olasılık. Takdir. İhtimal. Olası netice. Olası sonuç.
Reason : Konuşmak. Usavurmak. Bir edim, eylem ya da davranışın amacı ya da yönsemesi. İnsanlara özgü, onların tümel ve zorunlu olan ilkelere hiç bir güç harcamadan uymalarını sağlayan bilme, düşünme ve önlem alma yetisi. Anlamak. İkna etmeye çalışmak. Tutarlı ve çıkarımcı olarak düşünme yetisi. Sebep. Sağduyu.
Inference : Çıkarım. Sonuç çıkarma. Dolaylı çıkarım. Anlam. Çıkarsama. Öngörüde bulunma. Anlam çıkarma.
Alibiing : Suçun işlenmesi anında başka yerde olma. Mazeret. Özür. Suç mahallinden başka yerde. Suç anında başka yerde olduğu iddiası. Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia.
Aftermaths : Akibet. Kötü sonuç. İlk üründen sonraki biçilen ot. İlk hasattan sonra büyüyen otlar. İkinci gelişme. Hasattan sonra çıkan otlar. Son. Akıbet.
Corollary synonyms : educt, conclusions, attendant, event, main reasons, justifications, alibis, corollaries, backwashes, concomitant, close, aftermath, justification, catastrophe, consequences, preambles, leading motives, denouements, child, denouement, consequent, backwash, illation, rationales, conclusion, bottom line, rationale, outgrowths, porism, after effects.
Corollary ingilizce tanımı, definition of Corollary
Corollary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Surplus. That which is given beyond what is actually due, as a garland of flowers in addition to wages. Something added or superfluous.

Bu kısımda Corollary kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Corollary ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Corollary anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Corollary ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.