Ambiance türkçesi Ambiance nedir

Ambiance ingilizcede ne demek, Ambiance nerede nasıl kullanılır?

Gambian : Gambiya'ya ait (batı afrika'da bir ülke). Gambiya. Gambiya'ya özgü. Gambiyalı.

Gambian sleeping sickness : Gambiya uyku hastalığı. Orta ve batı afrika’da insanlara glossina palpalis, g. tachinoides ve g. fuscipes türü çeçe sinekleriyle bulaşan, trypanosoma brucei gambiense adlı protozoonun neden olduğu, genellikle kronik seyirli hastalık, batı afrika tripanosomiyozisi.

Gambians : Gambiya'ya özgü. Gambiyalı. Gambiya. Gambiya yerlisi ya da sakini (batı afrika'da bir ülke).

Zambian : Zambiyalı (afrika'da bir ülke). Zambiya'nın. Zambiya. Zambiyalı. Zambiya'ya özgü.

Zambians : Zambiya (afrika'da bir ülke) yerlisi veya burada yaşayan kimse. Zambiya'ya özgü. Zambiyalı. Zambiya.

The gambia : Gambiya.

Gambia fever : Gambiya kamçılısından ileri gelen ve özellikle sığırlarda öldürücü sonuçlar doğuran sıcak ülkeler hastalığı; paranagana. Gambiya humması.

Cambia : Kambiyum. Kök ve sapların çevresel büyümesine neden olan bitki dokusu (botanik terimi).

Republic of the gambia : Batı afrika'da bir ülke. Gambiya cumhuriyeti. Gambia.

Gambias : Gambiya.

İngilizce Ambiance Türkçe anlamı, Ambiance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ambiance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Surround : Etrafını kuşatmak. Kaplamak. Kenar. Çevirmek. Kuşatmak. Çepeçevre sarmak. Çevrelemek. Etrafını çevirmek. Etrafını sarmak. Sarmak.

Glumness : Kasvet. Suratsızlık. Umutsuzluk. Depresyon. Somurtkanlık.

Tone : Sağlıklı hal. Tonunu ayarlamak. Bir sesin diklikle belirlenen özelliği. iki ses arasındaki aralığı ölçmede kullanılan birim. Tarz. Renklendirme. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Ton. Bilgisayar, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sesin değişik düzeylerdeki frekanslarının işitsel algısı.

Spirit : Cesaretlendirmek. Heveslendirmek. Meşrep. Neşelendirmek. Gizlice kaçırmak. İçilmemesi amacıyla içine uygun katkılar eklenmiş etil alkolün halk dilindeki adı. Koruyucu ruh. Önder. Kesilen kurbanın ruhunun koruyucu bir görev üstleneceğine ilişkin yaygın halk inancı, krş. konut kurbanı. İspirto.

Aethers : Eter. Lokman ruhu. Esir. Gökyüzü. Eskiden beri uzay boşluğunu doldurduğu varsayılan esnek bir madde. Lokmanruhu.

Air : Genel durum. Herkese söylemek. Hafif rüzgar. Caka. Melodi. Ortaya dökmek. Arya. Nağme. Eda. Tavır.

Atmospheric : Atmosfere ilişkin. Havaya ilişkin. Cevvi. Ortam ile ilgili. Atmosferle ilgili. Atmosferik.

 

Feel : Duygu. Sezgi. Sezinlemek. Hissetme. Dokunma hissi. Gibi gelmek. Kendini...hissetmek. Yoklamak. Duymak. Görünmek.

Gloominess : Sıkıntı. Ölecek şekilde. Hüzün. Sıkıntılılık. Kapanıklık. Karanlık. Keder. Kasvet. Loşluk.

Circles : Çark etmek. Kuşatmak. Edvar. Çevrelemek. Dönmek. Etrafını dolaşmak.

Ambiance synonyms : genius loci, aeros, circuit, ambiences, airs, contexts, flavor, aether, aura, ambit, circumferences, miasm, feeling, environments, aroma, ambient, surroundings, environs, context, look, climate, ambients, commons, miasma, climates, atmosphere, smell, atmospheres, status, condition, aerial, gloom, environment.