Anık nedir, Anık ne demek
Anık; bir bitki bilimi terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Hazır.
- Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora)

Yerel Türkçe anlamı:
Yemek için biriktirilen, saklanan öteberi, yiyecek içecek: Karpuzdan kış anığı mı olur?
Gelişmemiş, cılız (hayvan için).
İki tarla arasındaki sınır, set şeklindeki ayrıntı.
Yemeğe sonradan dökülen kızdırılmış yağ ve soğan.
Olmamış, ham (meyve için).
Hazır, mevcut, var: Hazıra anık, pişmişe konuk.
Nane, dağ nanesi.
Mayasız ve az tuzlu ekmek.
Hatıra, hediye, armağan.
Zayıf, cılız.
Küçük yağ tavası.
Yemeklere konulan bir çeşit kokulu ot.
Boşboğaz, ara bozucu.
Trabzon yaylalarında yetişen ve çay yerine kullanılan, sarı çiçekli bir çeşit ot.
Biyoloji'deki anlamı:
Ballıbabagiller (Labiatae) familyasından, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki. Dağ reyhanı.
Hukuki terim anlamı:
hâzır. ~ bulunmayan: gaib.
Diğer sözlük anlamları:
Mevcut, hazır.
Anık isminin anlamı, Anık ne demek:
Erkek ismi olarak; Hazır. Anı, hatıra. Zayıf, cılız.
Bilimsel terim anlamı:
Kimyasal yöntemlerle bireşimi yapılmış olan özdek.
İngilizce'de Anık ne demek? Anık ingilizcesi nedir?:
preparat
Fransızca'da Anık ne demek?:
préparation, präparat
Anık tanımı, anlamı:
Anıklama : Hazırlama.
Anıklamak : Hazırlamak.
Anıklaşma : Anıklaşmak işi.
Anıklaşmak : Hazır durumda olmak.
Anıklık : Uyanıklık.
Ballıbaba : Ballıbabagillerden, beyaz çiçekli ve çok yıllık otsu bir bitki, ballık (Lamiumalbum).
Yıllık : Bir yıl içinde olan. Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap. Bir yılda verilen ücret. Yılda bir yapılan. Bir yıl için, senelik, senevi. Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan. Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname. Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak.
Mavi : Bu renkte olan. Yeşil ile menekşe rengi arasında bir renk, bulutsuz gökyüzünün rengi.
Çiçekli : Çiçeği veya çiçek resimleri olan.
Yemek : Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Isırmak. Başkasının parasını harcamak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Kandırmak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Yasal yoldan cezalandırılmak.
Koku : Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu. Güzel kokmak için sürülen esans. Belirti, işaret.
Vermek : Ondan bilmek, atfetmek. Yaymak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Bırakmak veya bağışlamak. Ödemek. Kazandırmak, katmak. Herhangi bir duruma yol açmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Satmak. Doğurmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Dayamak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Tespit etmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Sahip olmasını sağlamak. Ayırmak, harcamak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
Hazır : Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya.
Anıklar arasında : hâzırlar arasında.
Anıklayan :
Anıklayıcı :
Anıklık ölçeri : Bireyin bir davranış ya da beceri dizisini hangi düzeyde öğrenebileceğini saptayan bir ölçer.
Anıklık testleri : Öğrencilerin akademik konularda, resim ve müzik gibi alanlarda ya da mekanik beceriler gerektiren uğraşı dallarında yeteneklerini ölçmeye yarayan testler.
Diğer dillerde Anık anlamı nedir?
Almanca'da Anık : fähig
Rusça'da Anık : adj. способный, одаренный, предрасположенный, склонный

Bu kısımda Anık nedir? Anık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Anık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Anık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.